Camiler Tarihi | Seite 2

iNadına Türbanlıyız

Baş Örtüsü & Eşarp ve Türban - Güzellik - Cinsellik ve Bakım & islami Kadın Dünyası ve Gelinlikler & islam ve Estetik & Dini bilgiler & islami Bilgiler



Şifa Camii / İstanbul

Şifa Camii / İstanbul

Duvarları kagir, minaresi taştan, çatısı ahşap olan camii 1954 yılında Şifa halkı tarafından yaptırılmıştır.


Sümbül Efendi Camii / İstanbul

Sümbül Efendi Camii / İstanbul

Kocamustafapaşa semtindeki Sümbül Efendi Camii’nin esası 6 ve 7. yy.daki Andreas Manastırı’dır. Basil I ve Mikhail VIII zamanlarındaki kilise 1489′da camiye çevrilmiştir.

Üç avlu kapısı, iki giriş kapısı vardır. Giriş kapıları camekanlı bölmedendir. Bu kapılar son cemaat yerine açılır ve buradan iki kapıyla camiye girilir. Kürsü, minber, müezzin mahfili ahşaptır. İki kapı arasındaki mermer kitabe avlunun ortasındaki şadırvana bakar. Kocamustafa kapısından girişte sağ ve solda hazire ve sağda metruk ahşap ev bulunmaktadır.

Kubbe 4 sütuna yaslanır, iki apsid, iki nartekslidir. Sütun başlıkları yapraklı, monogramlıdır. Minare ortadadır. Sağda Safiye Sultan türbesi (babası Koca Mustafa Paşa Bursa’da gömülüdür), avluda 1493′de vefat eden Sünbüliye şeyhi Yusuf Sünbül Sinanüddin Efendi’nin türbesi vardır. Sümbül Efendi türbesi ile şadırvan arasında korumaya alınmış 500 yıllık selvi ve yanında beyaz mermer sütundan tarihi çeşme bulunur.

Kurumuş selvinin yanındaki mezarda Hz. Ali soyundan gelenler yatar. Hazirede Hattat Osman medfundur. Avluya girişte sağda vakıf,kur’an kursu, camiye girişte sağda hanımlar kur’an kursu ve cemaat yeri vardır.


Sultanahmet Camii / İstanbul

Sultanahmet Camii / İstanbul

Sultanahmet Camii

Sultanahmet Camii, 1609-1616 yılları arasında sultan I. Ahmet tarafından İstanbul’daki tarihi yarımadada, Mimar Sedefkâr Mehmet Ağa’ya yaptırılan cami. Mavi, yeşil ve beyaz renkli İznik çinileriyle bezendiği için Avrupalılarca “Mavi Cami (Blue Mosque)” olarak adlandırılır.

Ayasofya’nın müzeye dönüştürülmesiyle, İstanbul’un ana camii konumuna ulaşmıştır. Yapının mimari ve sanatsal açıdan dikkate şayan en önemli yanı, İznik çinileriyle bezenmesidir. Bu çinilerin süslemelerinde sarı ve mavi tonlardaki geleneksel bitki motifleri kullanılmış, yapıyı sadece bir ibadethane olmaktan öteye taşımıştır.

Sultanahmet, Türkiye’nin altı minareli ilk camisidir. Bir efsaneye göre dönemin padişahı I. Ahmet, başta minareleri altından yaptırmak istemiştir. Ama kaplamada kullanılacak olan altının değeri padişahın bütçesini fazlasıyla aşınca, caminin mimarı Sedefkâr Mehmet Ağa bu emri güya yanlış işiterek, “altın” sözcüğünden “altı” yaparak, camiyi 6 minareli inşa ettirmiştir.

Caminin ibadethane bölümü 64 x 72 metre boyutlarındadır. 43 metre yüksekliğindeki merkezi kubbesinin çapı 23,5 metredir. Caminin içi 260 pencereyle aydınlatılmıştır. Yazıları Diyarbakırlı Seyyid Kasım Gubarî tarafından yazılmıştır. Çevresindeki yapılarla birlikte bir külliye oluşturur.

Avlunun batı girişinde, demirden ağır bir kordon bulunmaktadır. Bu kordon avluya atıyla giren padişahın kafasını çarpmaması için eğmesini gerektiriyordu. Bu, padişahın bile camiye girerken kendisine çeki düzen vermesi gerektiğini göstermek amaçlı sembolik bir eylemdi.