Cinsellik ve Bilgiler | Seite 23

iNadına Türbanlıyız

Baş Örtüsü & Eşarp ve Türban - Güzellik - Cinsellik ve Bakım & islami Kadın Dünyası ve Gelinlikler & islam ve Estetik & Dini bilgiler & islami Bilgiler



Vajinada Kuruluk

Sağlıklı bir cinsel ilişki için vagina kayganlaştırılmış olmalıdır. Vagina girişinde ve rahim ağzındaki özel salgı bezleri (Bartholin ve Skene bezleri) sümüksü kıvamda kaygan bir sıvı salgılayarak vajen kayganlığını sağlamaktadırlar. Bu salgı ilişki öncesi dönemde kadının cinsel olarak uyarılması ile optimum seviyededir.

Bazı durumlarda vagina kayganlığı yeterli olmaz ve vajinal kuruluk yakınması oluşur. Böyle bir durumda cinsel ilişki beklenen düzeyde değildir ve kadın açısından ağrılı olabilir.

Vajinal kuruluk yakınması genellikle menopoz sonrası yıllarda kadınlık hormonu (estrojen) eksikliğine bağlı olarak oluşur ve menopoz tedavisi ile giderilir. Ancak normal erişkinlik yıllarında da vajinal kuruluk yakınması olabilir.

Üreme çağında vajinal kuruluk nedenleri:

Yeterli cinsel uyarının olmaması
Cinsel isteksizlik
Depresyon
Vajinal enfeksiyonlar
Hormonal dengesizlikler (”hiperprolaktinemi”)
Emzirme (laktasyon) dönemi

Vajinal kuruluk nedeni saptandıktan sonra tedavi ona göre planlanır.

Günümüzde vajinal kuruluk yakınması olan kadınların kullanabileceği vajen kayganlığını arttırıcı jeller kullanılmaktadır. Jel, cinsel ilişki öncesi vajene uygulanarak vajen kayganlığı sağlanmaktadır.


Kadınlarda Cinsel ilişkinin Aşamaları

Kadınlarda cinsel ilişkinin dört ayrı evresi (fazı) vardır.

1. Uyarılma fazı: Cinsel uyarılmanın ilk belirtisi memelere ve genital organlara giden kan miktarında artma ve göllenmedir.
Bu göllenme vajinal dokuların arasına sıvı sızmasına ve bu sayede vajinal salgılarda (sekresyon’larda) artış ve ıslanmaya neden olur.

Benzer şekilde meme uçları biriken kana bağlı olarak belirginleşir. Rahim yukarıya doğru çekilir, büyük dudaklar şişer ve açılır, klitoris kabarır.

Uyarılma fazında;
. 10-30 saniye içinde vajinada ıslaklık başlar
. Vajinanın alt kısmı genişler
. Rahim ağzı ve rahim yukarı doğru çekilir
. Labialar (dudaklar) düzleşir ve araları açılır
. Küçük dudaklar büyür
. Klitoris büyür
. Meme uçları kasların kasılması sonucu dikleşir
. Memelerin boyutları büyür.

2. Plato fazı: Bu faz esnasında vajinanın dış 1/3 kısmındaki kan göllenmesi nedeni ile vajinanın şekli değişir.

Rahim iyice yukarıya doğru çekilir. Klitoris daha da belirginleşir ve büyük dudakların rengi koyulaşır.

Plato fazında;
. Cinsel arzularda artış iyice belirginleşir
. %50-70 kadında ateş basması olur
. Kalp hızı artar
. Kan birikimine bağlı olarak vajinanın dış kısmı iyice şişer
. Vajen üst kısmı balonlaşır ve vajinada hafif bir ağrı olur
. Eğer uzun sürerse vajinal ıslaklık azalabilir
. Klitoris iyice şişer
. Küçük dudaklar normalin 2-3 katı büyür
. Dudakların açılması ile vajina girişi daha belirgin hale gelir
. Küçük dudakların rengi koyulaşır
. Memelerin uç kısmında “areola” adı verilen koyu renkli alan belirginleşir.
. Emzirmemiş kadınlarda meme boyu %25 artar. Emzirenlerde bu artış olmayabilir
. Bacaklarda ve kalçalarda kasılmalar olur
. Kadının vücudu tam bir cinsel birleşmeye hazırdır.

3. Orgazmik faz: Kadın orgazmının en kısa süren fazıdır.

Rahim, vajina ve anüsde (makad deliğinde) eş zamanlı, ritmik ve düzenli kasılmalar olur. Bu kasılmalar 0.8-1 saniye aralıklarla gerçekleşir. Kadında bir orgazm esnasında bu türden 3-15 kasılma olur.

Orgazmik fazda özetlemek gerekirse;
. Yukarıda belirtilen kasılmalar olur
. Ateş basması tüm vücuda yayılır
. Orgazm esnasında kişinin beyin dalgalarında değişimler görülür
. Üretra’dan (mesanenin dışa açıldığı yer) sıvı salgısı olur. Bazı yazarlar bunu “kadının boşalması” olarak tanımlar
. Kadının yüz kasları da kasılır ve bu da sanki “acı duyarmış gibi” bir görünüm yaratır
. Vücutta bulunan hemen hemen bütün kaslar aynı anda kasılır ve orgazmın tam zirve noktasında kadın vücudu adeta kaskatı kesilir.

4. Çözülme fazı: Önceki fazlarda gerçekleşen değişimlerin normale dönme sürecidir.

Bu fazda;
. Vajina, normal dinlenme halindeki durumuna döner
. Memeler, büyük ve küçük dudaklar ile rahim normal renk, boyut ve pozisyonuna döner
. Klitoris ve meme uçları hassaslaşır ve ağrıya duyarlı bir hal alır
. Ateş basması kaybolur
. Hızlı soluk alıp verme ve terleme görülür
. Kalp hala daha hızlıdır

Eğer seksüel uyarı devam ederse kadınlar ard arda birden fazla sayıda orgazm yaşayabilir. Kadınlar “multiorgazmik”tir, yani erkeğin tek bir boşalması sırasında çok sayıda (15-20 kez bile) orgazm yaşayabilirler. Oysa erkeğin yeniden orgazm olabilmesi için yaklaşık 20-30 dakikalık bir dinlenme süresine ihtiyacı vardır.


Cinsel Uyarılmada Bozukluk

Cinsel uyarılma cinsel cevap döngüsünün ikinci evresidir. Cinsel uyarılmanın kesin olarak psikolojik bir yönü olsa da aynı zamanda fizyolojik değişikliklerin görüldüğü ilk evredir.

Kadınlarda cinsel uyarılma; pelvik bölgeye kan akımının artması, vajenin ıslanma ve genişlemesi, dış genital organların şişmesi ile karakterizedir. Bu değişikliklerin altında yatan mekanizma çok açık olmasa da cinsel uyarılma, otonom sinir sisteminin uyarılması ile ilişkilidir.

Kadın cinsel uyarılma bozukluğu, cinsel cevabın genel uyarılma yönünün ortadan kalkmasıdır. Bu durumda kadınlarda vajinal kayganlaşma ya da genişleme olmadığı gibi erotik duyumlar da hissedilmez.

Bu durumda fiziksel temas tiksindirici gelebilir veya belli bir noktaya dek temas zevk verebilir. Uyarılma sorunu olduğunda orgazmla ilgili sorun da olacaktır. Bir araştırmada mutlu bir evlilikleri olan kadınların % 33′ü cinsel uyarılmayı sürdürmede zorluk tanımlamışlardır.

Bu problem, kadının yaşamın belli bir döneminde ortaya çıkabilir ya da genç kızlıktan beri hiç cevap olmayabilir. Nedenlerine gelince;

Cinsel uyarılma ile ilgili sorunlar bazı fiziksel durumlar ve yaşam dönemleri ile ilişkili olabilir. Diyabet, sigara kullanımı, cinsel yolla bulaşan hastalıklar ve sinir hasarları hem kadın hem de erkekte cinsel uyarılmayı olumsuz etkileyebilir.

Emziren kadınlarda vajinal ıslanmada azalma olabilir.

Menopoz döneminde ve sonrasında östrojenin azalması da uyarılmayı zorlaştırabilir.

Bazı ilaçlar da uyarılmayı bozabilir. Örneğin antidepresanlar, antihipertansifler ve antihistaminikler bu tür yan etkiye sahiptir.

Bu işlev bozukluğunun en yaygın nedenleri arasında suçluluk ve düşmanlık yer almaktadır. Suçluluk genellikle cinsel ilişkiden hoşlanma isteği ile bunu yapmaktan duyulan korku arasındaki iç çatışmayı içine alır. Düşmanlık ise sıklıkla eşle ilgilidir.

Kadında cinsel uyarılmayı artırmaya yönelik tedaviler genital bölgeye kan akımını artırarak ya da ıslanmayı kolaylaştırarak etkinlik gösteren ürünler üzerine denemeler sürse de bunların pek çoğu henüz deneysel düzeydedir.

Bazı kanlanmayı arttırıcı kremlerin cinsel uyarılmayı düzeltici etkisi de araştırılmaktadır.

Sempatik sinir sistemini uyaran ilaçlar, yohimbin, sildefanil gibi ağızdan kullanılan ilaçlar da araştırılmaktadır. Bu ilaçlar kan akımını artırarak ya da sinir sisteminin bazı bölümlerini uyararak etki ederler.