Cinsellik ve Bilgiler | Seite 3

iNadına Türbanlıyız

Baş Örtüsü & Eşarp ve Türban - Güzellik - Cinsellik ve Bakım & islami Kadın Dünyası ve Gelinlikler & islam ve Estetik & Dini bilgiler & islami Bilgiler



Bekâretin izâlesi

Bekâretin izâlesi

Normal vasıfları taşıyan kız ve erkek için, bunun bir zorluğu olmaz. Yapılacak iş; sevgi oyunlarıyla temas ortamı hazırlanır, gelin o safhaya geldikten sonra, yani ilişkiyi kolaylaştırıcı kaygan sıvı gelince, üstten aşağı hafif kuvvette bir tazyikle zifaf ilişkisini tamamlanır. Kız uyarılamaz, kaygan sıvı gelmezse, bir merhem kullanılmalı. Cinsiyet organlarına bir miktar vazelin sürmek bu işi kolaylaştırır. Kızlık zarının yırtılmasında, kanama ve acının hafifletilmesi için eşlerin yatakta alacakları pozisyon önemlidir. Bunun için, genç kız bacakları ayrık ve dizleri bükülmüş vaziyette sırt üstü yatmalı; erkek diz ve dirseklerinin desteğini kullanarak, cinsiyet uzvunu eşinin döl yoluna üst taraftan ve üst kenarı boyunca, aşağı doğru kaydırarak koymalıdır. Burada cinsiyet organının hazneye girişinde, eşinin hazne ağzının tabii açıklığı yardımcı olur. Bu esnada zar gerilir ve yapılan basınçla, umumiyetle iki yerden ve arkaya doğru yırtılır. İşte, sözü geçen hafif ağrı bu anda, zarın direnci ile erkeğin cinsi uzvunun yapacağı güçlü tazyik karşı karşıya geldiğinde duyulur. Böyle bir durumda genç kızın kalçalarını küçük bir hareketle kasarak eşine yardımcı olması iyi olur. Aslında temas öncesinde, genç kızın cinsi bakımdan başarılı bir şekilde uyarılması, temasın her iki taraf için de kolayca tahakkukuna yeterlidir. Cinsi tatmine erişen genç kızın ve erkeğin cinsi organlarında, girişi kolaylaştıracak kaygan sıvılar ifraz edilir.

Vazelin kullanmak birleşmeyi kolaylaştırır. Ama asıl çözüm, temas öncesi hazırlığın ideal şekilde yapılmasıdır. Kadın, okşama ve sevişme ile hazır vaziyete gelmiş olmalı! Bu olursa, başka bir tedbire ihtiyaç duyulmaz.

Tahriş, acıma gibi hallerde, sonraki temaslar için 1-2 gün ara vermek iyi olur. Ama bu da şart değildir. Karşılıklı istek varsa, ertesi gün veya birkaç saat sonra temas yapılabilir. Aşırı istek acıyı hissettirmez. Zarın yırtılmasıyla gelen kan durmazsa telaşa mahal yoktur. Genç kız sırt üstü vaziyette dizlerini kaldırıp bacaklarını kasarak bitiştirirse, kanama çoğu zaman kendiliğinden durur. Nadiren de olsa durmayıp aktığı da görülür.

Gerçekten de cinsi temasa her iki tarafın da ruhen ve bedenen çok iyi hazırlanmış olmaları, erkeğin eşini başarılı bir şekilde uyarması ve her ikisinin de cinsi heyecan bakımından tatminkâr bir seviyeye çıkmaları hâlinde neredeyse hiç acı duyulmaz. Aşırı heyecan, aşırı zevk ağrı hissini ortadan kaldırır. Savaşta ve kavgada yaralanma, neden sonra kan görülmesi ile anlaşılır. Bu arada, eşlerin birbirine yardımcı olması, bilhassa erkeğin çok sabırlı, anlayışlı ve şefkatli olması gerekir.

Zifaf gecesinde acı duymak korkusu, yabancı bir erkekle en mahrem buluşmanın verdiği utanma hissi ve kızlıktan kadınlığa geçiş gibi, çok önemli bir dönüm noktasında bulunuşu dolayısıyla, kadının göstereceği çekingenliği anlayışla karşılamalı.

Onu samimiyetle kendisine alıştırdıktan ve ürkeklik hislerini teskin ettikten sonra, nâzik ve yumuşak bir surette birleşmelerini temin etmek, erkeğin vazifesidir. Netice olarak; zifaf gecesinin ilk teması ve sonrasında, dikkatli, sabırlı ve ihtiyatlı olmalı. Bu hususlara dikkat edilmezse, cinsi temastan kadın, zevk yerine acı ve ıstırap duyabilir. İlk zifaf ilişkisinde, arzulanan cinsi zevkin bulunamaması tabiidir.

Mehmet Ali Demirbaş


Cinsel Öğretim Farzdır

Cinsel Öğretim Farzdır
….

İslam Dini’nin cinsel hayatı düzenleyici düsturlarının büyük çoğunluğu yapılması gereken emirler (farzlar) ve kaçınılması gereken yasaklar (haramlar) şeklinde olduğu içindir ki, bu ilahi emirler ve yasakların belirlediği müfredat içinde cinsel öğretim farzdır.

Kaideleştirdiğimiz bu gerçeği misallendirmek için dinimizin cinsel hayatla ilgili yasaklarının (haramlarının) bir kısmına bakalım:

* Şehvetle bakmak
* Evlenebilecek bir kadın ve erkekle bir arada yalnız kalmak
* Flört
* Cinsel duyguları uyarıcı musiki
* Zina
* Homoseksüellik
* Sevicilik
* Hayvanlarla cinsel temas
* Vücudun erotik bölgelerini ve örtünmesi gereken yerlerini açığa vurma
* Kadın ticareti
* Cinsel kaynaklı iftira (kazif)
* Cünüblük somrasında gusül abdestini bir namaz vaktini aşacak şekilde ertelemek
* Hadımlaşmak
* Kısırlaşmak
* Eşlerle de olsa adet ve lohusalık günlerinde cinsel ilişki
* Zevceye arka organdan temas
* Dini ve sıhhi bir mazaret olmaksızın kocanın cinsel arzularına karşı çıkmak
* Kadını ihmal etmek

Yukarıda bir kısmına işaret ettiğimiz Kur’an ve Sünnet’e dayanan cinsel haramları ve bunlarla ilgili gerekli ayrıntıları öğretmek ve öğrenmek elbetteki farzdır.

Bu haramlar öğretilmez ve öğrenilmezse nasıl bilinecektir? Bilinmedikçe de bunlardan nasıl korunacaktır?

Alıntı: Ali Rıza Demircan, İslama Göre Cinsel Hayat, Sayfa 13,14, 1.cilt, Eymen Yayınları, İstanbul, 2002


Cinsel İlişki Tavsiye Edilen ve Edilmeyen Vakitler

..
Cinsel İlişki Tavsiye Edilen ve Edilmeyen Vakitler

Ba’zı âdâb kitaplarında, cinsel ilişki vakitleriyle ilgili zamanlardan ve bu vakitlerin doğacak çocuklar üzerindeki etkilerinden bahsedilmiştir. Bunlar dinî bakımdan uyulması gereken bağlayıcı hükümlerden değildir. Fakat bahsedilen vakitlerin gözetilmesi zararlı olmaz, faydalı olur.

Tavsiye edilen vakitler:

Pazartesi, salı, perşembe, cuma geceleri ve gündüz öğleden önce.

Tavsiye edilmeyen vakitler:

* Hafta içinde pazar gecesi ve çarşamba gecesidir.
* Kameri aylarının birinci, onbeşinci ve sonuncu geceleri.
* Ramazan bayramı ve Kurban bayramı geceleri
* Berât gecesi;
* Yola çıkılacak gece;
* Gündüz öğleden sonra.

Bunlar da bir tavsiyedir. Şehvetlenip haram işlemek mesela yabancı kadında şehvetle bakma tehlikesi varsa mekruh olmaz. Bilakis beraber olmak lazım olur. Güne, zamana bakılmaz.

Münâsib görülmeyen hâller

* Zevcenin rızâsı yoksa.
* Abdesti sıkışıksa.
* Fazla tok, hasta ve yorgun ise.
* Çok soğuk ve çok sıcaksa.

Diğer Edepler

* Kendini haramdan korumayı, halâl ile yetinmeye niyet etmeli, cima ederken şeytandan Allahü teâlâya sığınıp, (Bismillâhi Allahümme cennibnâ-ş-şeytâne ve cennibi-ş-şeytâne mâ razaktenâ) demelidir. Bu durumda gebe kalırsa, şeytan ona zarar vermez.

Resûlullah efendimiz buyuruyor:

* Cima’ da Besmele söyle. Cünüplükten temizleninceye kadar sana sevap yazılır. Bu cimada çocuğun olursa sana, bu çocuğun nefesleri sayısınca ve onun neslinin nefesleri sayısınca sevâb yazılır.
* Erkek hanımı ile cima’ ederken, horoz gibi, atlayıp inmesin. Kendisi rahatladığı gibi, hanımı da rahatlayıncaya kadar, karnı üzerinde kalsın, kadın rahatlamadan, sen rahatlarsan, o günün kalan kısmı, kadın için uyuşuk ve tembellikle geçer.
* Hanımına, arkadan yaklaşan mel’undur.
* Başka bir kadın şehvetiyle ehline yaklaşma!

Erzurumlu İbrahim hakkı hazretleri buyuruyor ki:

Euzü besmele çekerek yatağa girmeli ve yatarken okunacak duaları okumalı.

* Cima, eşinin rızası ile olursa çocuk akıllı, gönülsüz olursa ahmak olur.
* Pazar ve çarşamba gecesi yapılan cimadan çocuk olursa, kavgacı olur.
* Gündüz öğleden sonra yapılan cimadan çocuk olursa, şaşı olur.
* Ramazan bayramı gecesi yapılan cimadan çocuk olursa, ana babasına asi olur.
* Kurban bayramı gecesi yapılan cimadan çocuk olursa, altı ve ya dört parmaklı olur.
* Ayakta yapılan cimadan çocuk olursa, yatağına işer.
* Baldızını düşünerek yapılan cimadan çocuk olursa, hünsa olur. [Erkekle kadın arası bir şey]
* Cima esnasında konuşursa, çocuk dilsiz, öperse sağır olur.
* Kadının fercine bakarsa, çocuk kör olur.
* Berat gecesi yapılan cimadan çocuk olursa, kötü huylu olur.
* Taharetsizken yapılan cimadan çocuk olursa, cimri olur.
* Sefere çıkacağı gece yapılan cimadan çocuk olursa, savurgan olur.
* Orgazma ererken, her ikisinin düşüncesinde ne şekil varsa, çocuk ona yakın olur.

Kaynak: Huzura Doğru