Kategorilenmemiş | Seite 2

iNadına Türbanlıyız

Baş Örtüsü & Eşarp ve Türban - Güzellik - Cinsellik ve Bakım & islami Kadın Dünyası ve Gelinlikler & islam ve Estetik & Dini bilgiler & islami Bilgiler



Hz. Ebû Bekir Siddik(ra)’in Kasidesi

Lütfunu esirgeme ey Rab bu kuluna ki, azığı pek kalîl,
İflas etmiş olsa da sadakatle yine kapına geldi ey Celîl!
Günahı pek büyük; Sen o günahları yarlığa ne olur,
Hali de pek acip, hem günahkar bir abd-i zelîl.

Onun ki isyan üstüne isyan, hata üstüne hata,
Senden ihsan üstüne ihsan, hem de atâ-yı cezîl,
Kum taneleri sayısınca günahlarından Sana sığınıyor,
N’olur müsamahanı göster de sil onları ey Cemîl!

Nice olur halim, yok defterde işe yarar bir fiil,
Düşmüşlüğüm çok, taate gelince pek kalîl,
Ruhumun yaralarını sar da, hâcâtıma kıl bir çare,
Sen Şâfî-i Hakikî, ben de kalbi sakîm bir alîl.

Beni yakan ateşe de ‘berd ü selam ol’ de ey Allah’ım,
Bir zaman dediğin gibi fî hakk-ı Halîl,
Sensin Şâfî, Sensin Kâfî, evvel-âhir her işte,
Ente Rabbî, Ente hasbî, Ente lî ni’me’l-Vekîl.

Cömertliğine yoktur sınır, fazlınla bu kulunu sevindir,
Gönlümü şâd eyle, göster de en güzel bir delil,
Saç rahmetini üzerimize, hem emin kıl korktuğumuzdan,
Ya İlahî! Sensin yegane hüküm sahibi, münadin de Cebraîl.

Nerde Musa, nerde İsa, nerde Yahya, nerde Nuh,
Sen ey âsî nefis, dön de ara bul bir Mevla-yı Celîl!

Amin Ecmain __________________


Kalplerin nakşi…

EBÜ BEKİR ES – SIDDIK
(Radıyallahü anh)

Doğum : Mekke Miladi, 573
İrtihali : Medine Mil 634 - H. 13
Uzunca boylu, beyaz yüzlü, ak sakallı (iki tarafı seyrekce), çukurca gözlü idi. Elleri genişce ve bedenleri ise zayıf idi. Kalpleri geniş, Aşkullah, haşyetullah ve muhabbeti resülillah ile dolu idi. Duruşlar mahzun ve sevimli, enbiyalardan sonra insanların eri efdali idi.

Künyesi: Mekkeli Ebu kuhafe oğlu Ebu Bekir Sıddık Atikdir.

Hz. Ebu Bekir (r.a.) Resüli Ekrem efendimizden iki sene sonra Mekke’de doğmuştur. Adı Abdullah, babasının adı Ebu Kuhafe Osman; Annesi de Ümmül Hayr Selmadır. Her iki taraftan Kureyş kabilesine mensuptur. Yedinci batında Kabın oğlu Mürrede Resüli Ekrem’in nesebiyle birleşir.
Hz. Sıddık, İslamiyeti kabul etmesine kadar geçen 38 senelik hayatında asla içki kullanmamış, putlara tapmamış, hurafelerden kaçınmış, iffetiyle ve güzel ahlakıyla tanınmış bir zat idi. Kendisine Resüli Ekrem (s.a.v.) Peygamberliğini bildirdiği zaman, derhal tereddüt etmemiş, islamiyeti ilk önce kabul eden o olmuştu. Babası, annesi, evlad ve ehfadı ashabı kiramdandı. Bu fazilet başkalarına nasib olmamıştır.

ABDULLAH İBNİ ABBAS (r.a.)den rivayeten, peygamber efendimiz buyur muşlardır ki: ‘Muhabbeti samimi ve zevali gayri kabil bir dost edinecek olsaydım hiç şüphesiz Ebu Bekri ihtihab ve ittihaz ederdim. Fakat o benim din kardeşim ve hazarda, seferde arkadaşımdır.’ (1).Bu arkadaşını Allah dost edinmiştir.(2)
Hz. Muhammed (s.a.v)in çocukluk ve gençlik arkadaşı, MEKKE’den MEDİNEye gizlice hicret ederken SEVR mağarasında saklandıkları zaman “İkinin ikincisi diye cenabı hak tarafından tavsif edilen yar-i gar-i Resülullahtır. Nebilik geldikten sonra ilk eşi, hayatı boyunca da manevi kardeşi idi.
Mağara da Resüli Ekrem (s.a.v)e bir ziyan gelir diye korktuğunda Mealen:
“Mahzun olma ALLAH bizimle beraberdir.” ayeti kerimesi onun için nazil olmuştur.

Resülu Kibriyanın, o anda Hak Celle vealanın izni ile Ebu Bekir’e teveccühü, ilahifeyız ve esrarın KALBİNE NAKŞINA vesile olmuş ve NAKŞİLERİN “ZİKRİ HAFİ” orada telkin ve tevdi edilmişti.
o peygambere ve Islama canı ile malı ile ve bütün kudret ve imkanları ile hizmet etmiştir ve ondan hiç ayrılmamıştır.

O yumuşak kalpli, ilim, hilim, fikir, görüş ve ahlak sahibi bir zatı muhterem idi.Merhamet, cesaret, doğruluk, adalet onda adeta zirveleşmişti. Son derece mertti. Hz. Peygamberimiz: “Peygamber müstesna güneş Ebu Bekir’den daha faziletli bir kimsenin üstüne doğup batmamıştır.” buyurdu.

Hazin hazin Kur’an-ı Kerim okurken gözlerinden yaşlar boşanırdı. Onun bu halini görenlerin yürekleri yumuşardı.
Devrinde bir sene vardır, insanlardan bir şikayet ve mahkeme mevzu olmamış, hakimler boş, hapishaneler açık, kalmıştır. Cihan tarihinde bu sene tekdir ve bunun yegane amili Kur’an-a sadakati itibariyle Hz. Ebu Bekir is - Sıddık’tır.
Hz. Muhammed (s.a.v.)in ilk örnek halifesi, aşere-i mübeşşere (Cennetle müjdelenenler birincisi ve sadat-i kiramın seyyididir. Rahmetüllahi aleyhi…

(1) Sahh. Buh. Tecr, Sar. Ter. C. 9. S. 331
(2) Müslim C. 7. S. 108
(Ariflerden İnciler – M.H.Mert)


Siddik

Önemli bir sefer hazırlığı yapılıyordu. Peygamberimiz herkesten yapabileceği yardımı en üst sınırda yapmasını istedi. Hz. Ömer bu isteğe uyarak büyük miktarda bir yardımla Hz. Peygamberin huzuruna çıktı. Hz. Peygamber sordu:

- Ya Ömer, malının ne kadarını yardım olarak getirdin?

Hz. ömer cevap verdi:

- Tam yarısını getirdim ya Resulallah, size getirdiğim kadar da geride var.

Biraz sonra Hz. Ebû Bekir geldi. O da büyük bir yardımda bulundu. Hz. Peygamber ona da sordu:

- Malının ne kadarını getirdin? Cevap verdi:

- Tamamını getirdim ya Resulallah, evimde Allah ve Resulünün sevgisinden başka bir şey bırakmadım.

Bunun üzerine Allah’ın Resulü şöyle buyurdu: - Allah yolunda fedakarlıkta Ebû Bekir’i kimse geçemeyecek. __________________
Ey ilim iddiasında bulunan, hani ağlaman? Yüce ALLAH’ın (C.C) korkusundan gözlerin yaşarıyor mu? O’ndan korkman ve günahları itirafın nerede? Nefsinle cenk etmek ve onu terbiye etmek yok mu? O’nu HAK tarafına çağırman nerede?
Bunların hiçbiri sende yok. Bütün derdin kasa, masa, yemek ve eğlenmek. Aklını başına al. Dünyadaki nimetlerden sana gelecek bir kısmetin varsa gelir, üzülme içini ferah tut. Bekleme yükünden kurtulursun, hırsın ağırlığı seni yormaz.