Yüz Bakımı ve Makyaj | Seite 2

iNadına Türbanlıyız

Baş Örtüsü & Eşarp ve Türban - Güzellik - Cinsellik ve Bakım & islami Kadın Dünyası ve Gelinlikler & islam ve Estetik & Dini bilgiler & islami Bilgiler



Sağlıklı Bacak Bakımı

Sağlıklı Bacaklar ve Bakımı</B>

Bacaklarınızın güzelliği ve sağlıklı olması için düzenli bakım yapılması gerekmektedir. Bacaklar erkeklerin en çok dikkat ettikleri bölgelerin başında gelmektedir, bu sebeple bacaklarınızın aaay, prüzsüz ve güzel görünmesi size her zaman avantaj sağlayacaktır.
Bacaklarınızın bakımına mutlaka özen gösteriniz.

Dikkat Edilmesi Gerekenler

Bacaklarınızdaki tüyleri aldıktan sonra sıcak tuştan, güneşlenmekten ve deeodorantlardan uzak durmalısınız. Bacaklarınızdaki tüylerden kurtulmanın bir çok yolu var. Eğer ağdayı tercih ediyorsanız, ağdanın çok sıcak olmamasına dikkat etmelisiniz. Kullanmadan önce avucunuzun içi ile ağdanın sıcaklığını kontrol edin. Kısa tüyler için ağda kullanmayın. Ağdayı tüyleriniz uzadıktan sonra yaparsanız, daha pürüzsüz bir cildiniz olur. Yoksa cildinizde bazı morlukların oluşmasına sebep olabilirsiniz.

Uygulama Bacaklarınızı yıkayın, bir havlu ile kurutun ve nemlendirici sürün. Ardından pudra dökün. Bir süre bekledikten sonra ağda yapmanız gereken yerleri sarışın bile olsanız rahatlıkla görebilirsiniz. Ağdayı kaynatmamalısınız. Ilık olmalı. Soğuk olarak uygulanabilenleri tercih etmelisiniz. Ağda yaparken yanınızda buz bulundurmanızda fayda var. Herhangi bir kızarıklık ya da morluğa karşı, üzerine hemen buz sürmeniz yararlı olur. Ağda bittikten sonra kan dolaşımını sağlamak için bacağınızı soğuk suyla yıkamalısınız. Son olarak bacağınıza bir nemlendirici sürmeyi ihmal etmemelisiniz


Günde Kaç Makyaj Yapılır

Günde Üç Ayrı Makyaj

 

Ne az ne çok… Kimi kadınlar yüzlerinde boya sürülmemiş yer bırakmazlar. Bu tip kadınların makyaj yaparak neyi ve neden saklamak gerektiğini hep düşünür, merak ederiz.

 

Bazı kadınlar da yüzlerine asla bir renk, ruj, allık bile sürmezler ve onların kendilerini salıp gittkilerini düşünürüz. Ama dudaklarda bir parıltı ve renk her kadına mutlaka hoş bir hava verir. Tabii naturel ve düzgün yapılmış bir makyaj. Ne çok az, ne çok fazla ortasını bulmak. İşte size bir günde 3 ayrı zaman için yapılmış hafif ve doğal makyaj önerileri.

 

Gece, ofiste ve akşamüstü 5’ten sonra…

 

Gece makyajı

Natürellik demek asla bir şey sürmemek anlamına gelmiyor. Hafif bir gece makyajında en önemli nokta göz, yanak ya da dudaklardan birine fazlalık vererek, diğerlerini çok daha hafif yapmaktır. Şimdi kirpiklerde bulaşmış rimel modası var. Kaşlarda ise doğallık ön planda.
Gözleriniz ön plana çıksın istiyorsanız, rimel olarak mutlaka siyahı tercih etmelisiniz. Sade yüze koyu tonlarına yakın bir allık sürerek de dikkati yanaklarınıza verir ve göz ve dudaklarınıza en açık tonları sürebilirsiniz.
Ofis makyajı
Hafif bir kapatıcı, pudra, allık, bej tonlarında göz farı. Dudaklarda ise çok hafif bir parlatıcıyla gelen pembelik. Özellikle çalışan kadınların sabah yaptıkları makyajı tazeleyecek vakitleri olmadığından, seçtikleri tonlar konusunda çok dikkatli olmaları gerekmektedir.
5’ten sonra
Doğal makyaj, gerçekten sağlıklı, taze ve ten rengine uygulanan sade bir makyajla hayat buluyor. Akşamsütü makyajı sabah yapılan hafif makyaj ile gecenin cesur ama sade renkleri arasında bir uyum sağlıyor. Mavi tonlarını gözlerinize, bronz tonlarını yüzünüze ve kiraz renkleri dudağınıza uygulayabilirsiniz. Gözlerinize mavi tonlarında far ve kahverengi kalem çekerseniz hem daha fresh hem de daha modern bir görünüm kazanabilirsiniz.
Hollywood sadeliği
Bazı ünlüler doğal ve sade makyajlarıyla bilinirler. Her ünlünün arkasında mutlaka profesyonel bir makyöz bulunur. İşte milyonlarca kozmetik ürünlerinin arkasındaki usta parmakların ünlü müşterileri için söyledikleri:
Jennifer Lopez
Jennifer’ın kirpiklerini günde 2 kez kıvırıyorum. Uçlarından başlıyorum daha sonra aşağıdan yukarı doğru kıvırıyorum. Jennifer yüzünde tek renk ve dudağında parlak bal rengi rujlarla muhteşem görünüyor. Cildi de bal rengi tonlarında olduğu için dudağına da o renklerde sürmeyi tercih ediyorum. Aynı zamanda onun bronz tenine bayılıyorum. Şakaklarına çok az fırça sürmem yetiyor.
Gwyneth Paltrow
Tonlarca renk ve fırça ile yüz hatlarını kapatmak yerine, Gwyneth’in T-zone bölgesine fondöten ve sivilcelerine kapatıcı sürmeyi daha uygun buluyorum. Göz ve dudaklarına bej tonlarını ve mat pembe kullanmayı seviyorum. Eyeliner olarak ise kahve çizgileri mokka tonlarıyla karıştırmayı seviyorum


Cilt Çatlaklarını Önleme

Çatlaklar, cildin aşırı gerilmesi sonucu derideki elastik dokunun kırılması ile oluşuyor. Başlangıçta kırmızı ile mor arası bir renkte olan büyüklü, küçüklü bu çizikler zamanla sedefli beyaz bir renge dönüşüyor. En çok, karın, kalça, baldırlar ve göğüslerde görülen çatlakların oluşumuna önemli kilo değişimleri, hamilelik gibi durumlar neden oluyor. Peki, bu çatlaklar neden her hamile kadında ya da her kilo alıp-vermiş kadında görülmüyor? İşte bu konuda pek eşit değiliz. Cilt yapımız çatlakların oluşma olasılığında çok etkili; kimi ciltler diğerlerine göre daha dayanıksız olabiliyor. Örneğin, çok açık renkli ciltler çatlak oluşumuna daha yatkın.
Cilt, üst üste sıralanmış 3 katmandan oluşmaktadır: Epiderm, derm ve hipoderm. Derm, gerçek bir yorganı andırır. İçerdiği lifler sayesinde, cildin temel çatısını oluşturur. Demet şeklindeki kollajen lifleri, cildin dayanıklılığını, diriliğini ve yapısal bütünlüğünü sağlar. Daha ince olan elastin lifleri, kollajen lifleriyle birlikte gerçek bir ağ oluşturur ve cildin elastikiyetinde önemli bir rol oynar. Eğer kollajen ağları düzensizleşir ve elastik lifler koparsa, cildi sıkılaştıran tüm yapı yıkılır ve cilt, yaraya benzer çizgili bir hal alır, cilt çatlakları oluşur.

Çatlaklara engel olunabilir mi?
Çatlaklara engel olabilmek için karın, göğüs ve bacakları esnemeye alıştırmak gerekir. Çeşitli losyon ve yağlar cildin esnemesine yardımcı olabilir. Ayrıca bu bölgelere masaj yapılması kan dolaşımını hızlandıracağından çatlaklara karşı koruyucu olacaktır. Cildinizi hafifçe kızarıncaya kadar minik uyarıcı çimdiklerle yoğurabilirsiniz. Buna ek olarak masaj, soğuk – sıcak su ile şok duşu ve düzenli egzersiz yapmak cilt ve kasların oksijenle beslenmesi ve hücrelerin güçlenmesi açısından önemlidir. Güçlü hücreler çatlamazlar. Ayrıca dengeli beslenmek ve bol su içmek de cildin sağlıklı bir yapıya sahip olmasında ve kendini korumasında önemli bir faktördür.

Herkeste çatlak görülür mü?
Hayır. Çünkü çatlakların oluşumunda kalıtımın da rolü vardır. Dokuları zayıf olanlarda, kilo alıp verme sırasında bu çatlaklara daha sık rastlanır. Açık tenli kişilerde de esmer olanlara kıyasla daha çok çatlama görülür. Çatlakların önlenmesinde kiloyu korumanın ve bakımın büyük etkisi vardır.

Çizgiler belirdikten sonra ne yapılabilir?
Ciltteki çatlamalara engel olan her türlü önlem, oluşan izlerin de aynı şekilde solmasına yardımcı olur. Ancak tam anlamıyla kaybolmaları imkansızdır. Özellikle hamilelik döneminde vücudun hızla büyüyen bölgelerini cilt bakım kremleriyle beslemek hem cildi dinlendirecektir, hem de çatlakların oluşmasını engellemede yardımcı olacaktır. Çatlakların oluştuğu bölgelerde cildi germeye yönelik tedavi ve bakımlar da çizgilerin belirginliğini kaybetmelerine yardımcı olur.

Korunmak için neler yapmalı?
Ne yazık ki, oluşan çatlakları yok edecek mucize bir reçete yok; kalıcılar. Ama, oluşumlarını ısrarlı bir bakımla engellemek mümkün. İşte tavsiyelerim:

* Cildinizi her gün bir kremle nemlendirin. Kremler hem çatlamaya karşı cilde gereksinim duyduğu suyu verecek, hem de cildin esneme kapasitesini artıracaktır.

* Bol, bol su için.

* A, E ve C vitaminleri yönünden zengin yiyeceklerle beslenin.

* Spor yapın.

* Kısa süreler içinde kilo alıp vermemeye çalışın.

* Hamileyseniz, kilonuzu doktorunuzun önerdiği sınırlar içinde tutmaya özen gösterin.

* Çatlakların tedavisi daha erken dönemlerde iken bir dereceye kadar mümkün olduğundan bu dönemleri kaçırmadan uzman dermatoloğunuzla görüşmeniz daha doğru olacaktır, ancak çok ileri aşamalardaki çatlaklar yani beyaz renkte ve diaaa çatlakların ne yazık ki daha çok etkin bir tedavi şekilleri bulunamamıştır, mekanik dermabrazyon, kriyoterapy veya lazer tedavi sonuçları ise hala o kadar yüz güldürücü değildir, ancak bazen bir dereceye kadar bölgedeki yoğunluk ve belirginliği kaybettirelebilir. Yapılan tedavi sonuçlarının sizi hayal kırıklığına uğratmamak için tabi ki doğru kişilere baş vurmanız lazım.

Hamilelik döneminde daha sık rastlanır!
İnsan cildi çok esnektir. Ancak cilt kendi kapasitesinin üzerinde esnerse, o zaman cilt altındaki kolajen lifler yırtılır. Cilt çatlakları özellikle genç kızlarda buluğ çağında, vücutları aniden kadınsı değişimler gösterdiğinde ve aynı şekilde vücut geliştirme sporu yapan erkeklerde görülür. Cildin alt dokusunun yırtıldığı yerde kırmızı – mavimsi çizgiler oluşur. Bu çizgilerin oluşmasına en uygun yer; karındır. Bu çatlakların göğüs ve bacaklarda görülme olasılığı da oldukça yüksektir. Aşırı kilo alımı bu çatlakların en önemli sebeplerindendir. Özellikle hamilelik döneminde bu tip çatlaklara daha sık rastlanır. Göğüslerde süt toplanması, göğüslerin büyümesine ve ağırlaşmasına yol açarken, göğüs kenarlarında da çatlamalar görülebilir. İlk başlarda belirgin olan bu çizgiler zaman içinde solar, gümüş beyazımsı bir renk alır. Ancak kişi eski kilosuna dönse bile bu çizgiler hiçbir zaman tam anlamıyla kaybolmaz. Hamilelik döneminde ciltte gerilme olan bölgeleri koruyucu ürünlerle nemlendirmek ve esnemeye hazırlamak çatlaklara karşı etkili bir önlem olabilir.

Hamilelik döneminde uygulayacağınız doğru bakımlar çatlakların sayısını minimalize etmenizi ve daha sonra bu konuda çok fazla çaba serf etmemenizi sağlayacaktır. Kozmetik ürünlerin doğru seçimi ve hamilelik süresince düzenli bir şekilde uygulayacağınız bu ürünler sayesinde çatlakları oluşabilecek minimal dereceye indirmek mümkün, tabi bu doğru karar ancak doğru bir fizik muayene ve cilt tipi tespit edildikten sonra yapılır.

Çatlakların tıbbi tedavilerinde hangi yöntemler uygulanıyor?
Çatlakları yüzde 100 geçirecek herhangi bir yöntemin olmaması ile birlikte en çok kullanılan yöntemler lazer ve karboksiterapi yöntemleridir, lazer için ayda bir ortalama 3-5 seanstan sonra çatlaklarda yüzde 60, yüzde 100 başarı elde edebilirken, karboksiterapi yöntemleri sayesinde ortalama 8- 10 seanslık uygulamalardan sonra hem cilt kalitesinde genel düzelme ve toparlanma ve hem çatlaklarda yine yüzde 60- yüzde 100 başarı elde edilebilir.