Ebu Sinân anlatıyor: “OÄŸlum Sinan’ı defnettiÄŸimde kabrin kenarında Ebu Talha el-Havlani oturuyordu. Defin iÅŸinden çıkınca bana: “Sana müjde vermeyeyim mi?” dedi. Ben: “Tabii, söyle!” dedim. “Ebu Musa el-EÅŸ’ari (radıyALLAHu anh) bana anlattı” diye söze baÅŸlayıp Resulullah’ın ÅŸu sözlerini nakletti: “Bir kulun çocuÄŸu ölürse, ALLAH meleklere şöyle söyler: “Kulumun çocuÄŸunu kabzettiniz mi?” “Evet” derler. “Yani kalbinin meyvesini elinden mi aldınız?” Melekler yine: “Evet” derler. ALLAH tekrar sorar: “Kulum (bu esnâda) ne dedi?” “Sana hamdetti ve istircâda bulundu” derler. Bunun üzerine ALLAH Teâla hazretleri şöyle emreder: “Öyleyse, kulum için cennette bir köşk inÅŸa edin ve bunu Beytu’l-hamd (hamd evi) diye isimlendirin.” ——————————————————————————– Ebu Hüreyre (radıyALLAHu anh) anlatıyor: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “ALLAH Teâla hazretleri şöyle demiÅŸtir: “Ben kimin iki sevdiÄŸini almışsam ve o da sevabını umarak sabretmiÅŸse, ona cennet dışında bir mükafaat vermeye razı olmam.” Buhari deki ibare şöyle: “Hz. Enes (radıyALLAHu anh) anlatıyor: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)’ın şöyle söylediÄŸini iÅŸittim: “ALLAH Teâla hazretleri buyurdu ki: “Ben kulumu iki sevdiÄŸiyle imtihan edersem o da sabır gösterir (ve sevap umarsa) onlara bedel cenneti veririm.” (Buradaki “iki sevdiÄŸi” ile gözlerini kastediyor.” DoÄŸruyu ALLAH bilir.”) Buhari