adet kanaması | iNadına Türbanlıyız

iNadına Türbanlıyız

Baş Örtüsü & Eşarp ve Türban - Güzellik - Cinsellik ve Bakım & islami Kadın Dünyası ve Gelinlikler & islam ve Estetik & Dini bilgiler & islami Bilgiler



Artık Adetsiz Dönemler Başlıyor

Adetsiz hayat artık hayal değil

Günümüzde kadınların %80’i adet ve adet öncesi dönemde yaşadıkları PMS (premenstrüel semptomlar) şikayetlerinden yakınıyor. Bazı doğum kontol yöntemleri ile kadınların korunmanın yanısıra adetlerini de azaltabileceklerini hatta bazen tamamen ortadan kaldırabileceklerini söyleyen Prof. Dr. Teksen Çamlıbel, bunun tıbbi açıdan herhangi bir sakıncası olmadığını belirtti. Sözkonusu yöntemler arasında yeralan rahim içi sistemin (RİS) yüzde 99,8 koruyuculuk oranı ile tüplerin bağlanmasıyla karşılaştırılabilir düzeyde etkin bir koruma sağladığına değinen Prof. Dr. Çamlıbel, RİS’in tamamen geri dönüşlü bir yöntem olduğunu ve rahimden çıkarıldıktan sonra ilk aydan itibaren gebe kalma imkanı sunduğunu söyledi.

Adet şikayetleri : PMS ve Dismenore

Kadınların %34’ü PMS şikayetlerini günlük hayatlarını olumsuz etkileyecek şiddette, %37’si ise orta şiddette yaşıyor. Adet sırasında rahimden salgılanan prostaglandin hormonuna bağlı olarak görülen çok etkin ağrıları (dismenore) her zaman yaşayan kadınların oranı ise %61’e kadar çıkabiliyor. Ağrılara ek olarak bulantı, kusma, ishalimsi bağırsak hareketleri, titreme, ateş, çarpıntı gibi bazı şikayetlerin de görülebildiğini belirten Prof. Dr. Çamlıbel, “ Adet öncesi yani premenstrüel dönemde salgılanan progesteron; kişide iştah açılması, şeker yemeye eğilim, ödem, kilo alma, bağırsak hareketlerinde tembellik, göğüslerde ağrı ve sızıya sebep olabilir. Ruhi sıkıntılar oluşabilir. Depresyon, çevreyle uyumsuzluk, konsantrasyon güçlüğü, iş performansının düşmesi gibi bir takım olumsuz etkiler görülebilir” dedi.

Adetten Vazgeçebilirsiniz

Kadınların bazı doğum kontol yöntemlerini tercih ettikleri takdirde korunmanın yanısıra adetlerini de azaltabileceklerini hatta bazen tamamen ortadan kaldırabileceklerini söyleyen Prof. Dr. Teksen Çamlıbel, “ Kadınlara isterseniz adetten vazgeçebilirsiniz dediğimizde, bunun doğaya aykırı olduğunu düşünüyorlar. Oysa bu tıbbi olarak sakıncalı bir durum değil. Kadının doğurganlığının devam ettiğini bildiğimiz sürece adet olmaması olsa olsa bir avantaj. Yeter ki, bunun geriye dönüşü olan basit bir olay olduğunu bilsin. Dolayısıyla özellikle adetin pasif bir hareket olduğunu anlatabildiğimiz kişiler adet kesilmesini biraz daha rahat karşılıyorlar. Ayrıca adet olmamanın kansızlığın önlenmesi, ağrı çekilmemesi, başağrısı, stres, sıkıntının daha az yaşanması, pedlerle uğraşılmaması gibi faydaları var” dedi.

Kirli Kan İnancı Tamamen Hurafe

Kirli kan diye bir şey olmadığını bunun bir hurafe olduğunu belirten Prof. Dr. Çamlıbel, “Adet kadınlığın göstergesi gibi kabul edilip hayattaki en önemli şeylerden biri oluyor ve gerektiğinden çok önem veriliyor. Medeniyet arttıkça verilen önem azalıyor. Hatta pek çok kadın ‘adetim olmasa daha rahat olmaz mıyım’ gibi isteklerle doktora başvurmaya başladı. Değişik yöntemlerle örneğin bazı spirallerde olduğu gibi rahmin zarına hormon vererek bu zarı inceltebilirsek, rahim zarı adet döküntüsü yapamayacak kadar ince bir hale gelir. Dolayısıyla kan ne ürer ne de dökülür. Tabii bu geriye dönüşü olan bir olay, hormonu kestiğiniz anda tekrar adet görebilirsiniz” dedi.

RİS İle Hem Güvenli Korunun, Hem de Adetsiz Hayatın Tadını Çıkarın

RİS’in yüzde 99,8 koruyuculuk oranı ile kadınlara tüplerin bağlanmasıyla karşılaştırılabilir düzeyde etkin bir koruma sağladığını ve adetsiz hayatın rahatlığını sunduğuna değinen Prof. Dr. Çamlıbel “ RİS, hem klasik spiralin rahatlığını veriyor, hem de klasik spirallerin kanama şiddetini azaltarak kullanıcılarını memnun ediyor. Rahmin içine yerleştirdiğimiz T şeklindeki özel plastik bir cisim, içindeki çok düşük dozdaki hormon salgılayarak beş yıla kadar etkin koruma sağlıyor. Rahim zarına etki ederek zarı inceltiyor. İnceldikçe adet azalıyor ve bir süre sonra yumurtalıkların faaliyeti aynen devam etmesine rağmen rahim zarı kalınlaşamadığı için adet üretemez. Dolayısıyla ne adet oluşur ne içeride kan kalır. Bu şekilde hem gebelikten korunuluyor, hem de adet kanamasında ciddi bir azalma hatta sıfıra inme söz konusu oluyor. RİS çıkarıldıktan sonra 3 ile 6 hafta içinde adetler tekrar başlar. RİS, adet kanamasını çok azalttığı için kansızlığı önlüyor. Ayrıca miyomu olan hastalarda rahim içi sistem tedavi amaçlı da kullanılıyor. Salgıladığı hormonla miyomların büyümesi azalıyor. Düzensiz adet kanaması yüzünden rahim ameliyatı olması gereken kişileri bu ameliyatlardan kurtarabiliyor.” dedi.


Adet düzensizlikleri

Âdet çevriminin düzensizliği, yumurtlamanın düzensizliğine bağlıdır. Genellikle, bir âdet çevriminin sonunda, hipofiz ve hipotalamustan bütün düzenleme mekanizması yeniden başlar ve 14. ya da 15. gün, yumurtalıkların birinden, yeni bir yumurtacık atılır (yumurtlama). Bazı kadınlarda bu mekanizma biraz düzensizdir ve yumurtlamalar düzenli olarak oluşmaları gerekirken, kararsız bir biçimde ya âdet kanamalarından hemen .sonra, sözgelimi çevrimin 10. günü ya da daha geç (çevrimin 20. ya da 25. günlerinde, hattâ çok daha geç günlerde) oluşabilir.

Yumurtlama bittikten sonra işe karışan sarı cismin çalışma süresi, her zaman aynıdır (15 gün). O halde, âdet çevriminin çalışma süresinin yumurtlama tarihini izleyeceği saptanmaktadır Böylece, ilk örnekte olduğu gibi, 25 günlük kısa bir âdet çevrimi, öteki örneklerde olduğu gibi de, 35-40 günlük uzun çevrimler olabilmektedir. Bu olay, ileri giden ya da geri kalan bir saate benzetilebilir. Hafif bir bozukluktur ve hiç bir tedavi gerektirmez. Önemli olan, yumurtlamanın düzenliliği değil, onu izleyen sarı cismin özelliğidir.

YUMURTLAYAMAMALAR

Bazı kadınlardaysa, yumurtlama yalnızca gecikmekle kalmaz, hiç ortaya çıkmama tehlikesi gösterebilir: Buna, “yumurtlamasız çevrim” denir. Yumurtalık, yalnızca östrojen salgılar. Bazı kadınlarda da, yumurtalığın östrojen salgılamasında bir azalmaya uyan (yumurtalık, belirli bir çevrimsel ritmi korumuştur), oldukça düzenli âdet kanamaları olabilir.

Yumurtlayamamalar, ateş eğrisiyle ortaya çıkarılabilir; eğri, âdet kanamaları aralarında her zaman 36,5°C’tan düşüktür ve hiç bir ateş yükselmesi olmadığının saptanmasını sağlar. Ayrıca, yumurtalık salgısı, her zaman en alt düzeydedir. Âdet kanamaları, bütünüyle ortadan kalkmıştır: Buna. “âdet görmeme” denir. Dölyatağı mukozası, östrojenlerin etkisiyle gelişip ve kalınlığını artıracağı yerde alçak, ince, derin tabakaya indirgenmiş olarak kalır.

Yumurtlamasız âdet görmemeler, genellikle düşünülenin tersine, bedende hiç bir bozukluğa, özellikle de hiç bir ağrı, şişkinlik, ateş dalgasına neden olmaz. Yumurtalık, hipofizden artık uyarı alamaz ve dinlenmeye çekilir. Bununla birlikte, bütün özelliklerini yedekte korur. Bu durumda yumurtalık, sağlam, ama kurulması unutulmuş bir saate benzetilebilir.


Adet kanaması sırasında cinsel ilişkiye girilirmi ? gebe kalınır mı?

Bunun cevabı için adet kanamasının ne olduğunu bilmek gerekir.Adet kanaması kadın rahmi içindeki bir dokunun kanayarak dokulmesidir.Bu doku gebelik sırasında bebeğin yapıştığı ve beslenmesi için gerekli koşulları sağlayan özel bir yapıdır.İşte bu doku gebelik oluşmadığı her ay bir dahaki yumurtlamaya yeniden hazırlanması için üstteki tabakasını kanayarak doker ve alttan yeni doku oluşmaya başlar.

Adet kanamasına ait gerçek dışı uydurmalar;Vücuttaki kirli kan atılması gibi, zehirli olduğu,vücuttan atılmasa kişiyi zehirlediği, pis olduğu ,bu sırada ilişki kurulursa kısır olunacağı gibi bu şeyler tamamen yanlıştır.

Adet sırasındayken seks yapılıp yapılamayacağın cevabı ise koşullara ve kişilere ,vede kişilerin inançlarına göre farklılık gösterir.

Adet sırasında yani kadının menturasyonu sırasında prezervatif (kondom - kılıf) ile seks yapılmasında ne kadın için nede erkek için tıbbi olarak bir sakınca yoktur, ne kadın nede erkek bedensel bir zarar görmez. Eğer prezervatifsiz cinsel ilişki kurulursa kadın veya erkeğin mikrop kapma şansı olabilir.Çok nadir de olsa adet kanaması sırasında gebe kalma olasılığıda mevcuttur,bunu da göz ardı etmemek gerekir.

Cinsellik kişilerin bedensel ve de beyinsel özgürlüklerdir.Bu yüzden kendisi için istediği bir şeyi eğer tıbben yasaklanmamışsa koşullarına,inançlarına ve de ahlaki değerlerine göre yaşayıp yaşamayacağına ,yaşayıp yaşamak istemediğine veya yaşamaya kendisi karar verir.Tıbben bir zararı prezervatif kullanmak kaydı ile yoktur,bu yuzden karar vermek size kalmıştır.

Bir çok kadın adetliyken kendilerini itici bulurlar, ve de erkeklerin bu hallerinden rahatsız olabileceklerini düşünürler,oysaki bazı rahatsız olan bunu itici bulan erkekler olduğu gibi ,bundan rahatsız olmayan, kadını adet döneminde de arzulayan ve bu sırada cinsel ilişki kurmak isteyen, cinsel ilişki kuran ve de bundan zevk alan bir çok erkekte mevcuttur.

O halde kadınlara seslenelim; adet dönemi doğanın kadınlara verdiği üstün yetenek olan gebelik ve doğum olayının bir parçasıdır.Pis değil,doğal ve de gerekli bir süreçtir.Siz kendinizi pis zannederseniz karşınızdaki insanda size pismişiniz gibi davranır.Kendinize ve size verilen bu üstün olaya saygı duyun, sizler üreticisiniz, ve hepimizin bir annesi var veya vardı, onlarda adet görüyorlar veya görüyorlardı, onlar canınız annelerinizde mi pisti, hayır biliyorsunuz ki onlar temiz ve saftırlar, güzeldirler, sizde bayansınız sizde saf ve temizsiniz hem de her halinizle.

Adet sırasında seks bir çok insan tarafından yaşanmaktadır.Kadın açısından baktığımız zamanda kadınların bir çoğunda adet döneminde cinsel istek artışı görülür, kimileri bunu yaşarken, kimilerde bunu baskılar.Bazı kadınlar adet döneminde cinsellik yaşamanın bu dönemdeki gerilimlerini azalttığını veya yok ettiğini, bazıları ise aynı zamanda adet sancılarını hafiflettiğini veya yok ettiğini söylemektedir