basi | iNadına Türbanlıyız

iNadına Türbanlıyız

Baş Örtüsü & Eşarp ve Türban - Güzellik - Cinsellik ve Bakım & islami Kadın Dünyası ve Gelinlikler & islam ve Estetik & Dini bilgiler & islami Bilgiler



Her,Hayrın,Başı,”BİSMİLLAH”

BİSMİLLÂH her hayrın başıdır. Biz de başta onla başlarız. Bil, ey nefsim, şu mübarek kelime, İslâm nişanı olduğu gibi, bütün varlıkların hal diliyle yaptığı zikirdir.
Bismillâh ne büyük, tükenmez bir kuvvet, ne çok, bitmez bir bereket olduğunu anlamak istersen, şu temsilî hikâyeciğe bak, dinle. Şöyle ki:
Bedevî Arap çöllerinde seyahat eden adamın, bir kabile reisinin ismini alması ve himayesine girmesi gerekir ki, yol kesen haydutların kötülüklerinden kurtulup ihtiyacını görsün. Yoksa tek başına, çok sayıda düşman ve ihtiyaçları karşısında perişan olacaktır.

İşte, böyle bir seyahat için, iki adam çöle çıkıp gider. Onlardan birisi mütevazı idi, diğeri mağrur, kibirli. Mütevazı, bir reisin ismini aldı; mağrur almadı. Alanı her yerde selâmetle gezdi. Bir yol kesene rast gelse, şöyle der: “Ben filân reisin ismiyle gezerim.” haydut def olur, ilişemez. Bir çadıra girse o nam ile hürmet görür. Öteki mağrur, bütün seyahatinde öyle musibetler çeker ki, tarif edilmez. Daima titrer, daima dilencilik ederdi. Hem küçük düştü, hem rezil oldu.

İşte ey mağrur nefsim, sen o seyyahsın. Şu dünya ise bir çöldür. Acziyetin ve fakirliğin sınırsızdır. Düşmanın, ihtiyaçların sonsuzdur. Madem öyledir; şu çölün Ebedî sahibi ve sonsuz Hâkiminin ismini al. Ta bütün kâinatın dilenciliğinden ve her olayın karşısında titremeden kurtulasın.

Evet, bu kelime öyle mübarek bir definedir ki, senin sonsuz aczin ve fakirliğin, seni sonsuz kudrete, rahmete bağlayıp Kadîr-i Rahîmin dergâhında acziyeti, fakirliği en makbul bir şefaatçi yapar.
Evet, bu kelime ile hareket eden, şu adama benzer; askere kaydolur, devlet adına hareket eder, hiçbir kimseden korkusu kalmaz. “Kanun namına, devlet namına” der, her işi yapar, her şeye karşı dayanır.

Başta demiştik: Bütün canlılar hal diliyle “Bismillah” der. Öyle mi? Evet, nasıl ki, görsen, bir tek adam geldi, bütün şehir halkını zorla bir yere sevk etti ve zorla işlerde çalıştırdı. Kesin olarak bilirsin ki, o adam kendi adına ve kendi gücüyle hareket etmiyor. Belki o bir askerdir, devlet namına hareket eder, bir padişahın gücüne dayanır. Öyle de, her şey Cenâb-ı Hakkın namına hareket eder ki, zerrecikler gibi tohumlar, çekirdekler, başlarında koca ağaçları taşıyor, dağ gibi yükleri kaldırıyorlar. Demek her bir ağaç “Bismillah” deyip; rahmet hazinesinin meyvelerinden ellerini dolduruyor, bizlere tablacılık ediyor. Her bir bostan “Bismillah” deyip, kudret matbaasından bir kazan olur ve çeşit çeşit pek çok farklı, lezzetli nimetler, içinde beraber pişiriliyor. Her bir inek, deve, koyun, keçi gibi mübarek hayvanlar “Bismillah” deyip, rahmet feyzinden bir süt çeşmesi oluyor. Bizlere Rezzak namına en ince, en nazik, hayat suyu gibi bir gıdayı sunuyorlar. Her bir bitki ve ağaç ve otların ipek gibi yumuşak kök ve damarları “Bismillah” der, sert olan taş ve toprağı deler, geçer. “Allah namına, Rahman namına” der; her şey ona yardımcı olur. Evet, havada dalların yayılması ve meyve vermesi gibi, o sert taş ve topraktaki köklerin tam bir kolaylıkla yayılması, çıkması ve yeraltında yemiş vermesi, hem aşırı sıcaklığa karşı aylarca nazik, yeşil yaprakların ıslak kalması, tabiatçıların ağzına şiddetle tokat vuruyor, kör olası gözüne parmağını sokuyor ve diyor ki: En güvendiğin sertlik ve sıcaklık dahi Rabbin emriyle hareket ediyorlar ki, o ipek gibi yumuşak damarlar, birer Asâ-yı Mûsâ (a.s.) gibi ‘Vur asânı taşa… ‘ (Bakara, 60) emrine uyarak taşları “şak” diye deler. Ve o sigara kâğıdı gibi ince, zarif yapraklar, İbrahim (a.s.)’ın uzuvları gibi, ateş saçan hararete karşı “Ey ateş, serin ve selâmetli ol.” (Enbiyâ, 69) âyetini okuyorlar.

Madem her şey manen “Bismillah” deyip; Allah namına, Allah’ın nimetlerini getirip bizlere veriyor. Biz dahi “Bismillah” demeliyiz. Allah namına vermeliyiz, Allah namına almalıyız. Öyleyse, Allah namına vermeyen gafil insanlardan almamalıyız.
Soru: Tablacı konumunda olan insanlara bir fiyat veriyoruz. Acaba asıl mal sahibi olan Allah ne fiyat istiyor?
Cevap: Evet, o nimetlerin gerçek sahibinin, bizden o kıymetli nimetlere, mallara karşılık istediği fiyat üçtür: Biri zikir, biri şükür, biri fikirdir.

Başta “Bismillah” zikirdir. Sonda “Elhamdülillâh” şükürdür. Ortada, bu kıymetli, sanat harikası olan nimetlerin “Ehad, Samed’in” kudretinin bir mucizesi ve rahmet hediyesi olduğunu düşünmek ve anlamak fikirdir. Bir padişahın kıymetli bir hediyesini sana getiren bir miskin adamın ayağını öpüp hediye sahibini tanımamak ne derece aptallık ise, öyle de, görünüşteki ikram edenleri övmek ve muhabbet edip gerçek ikram sahibini unutmak, ondan bin derece daha aptallıktır.
Ey nefis! Böyle aptal olmak istemezsen, Allah namına ver, Allah namına al, Allah namına başla, Allah namına işle, vesselâm.

Bediuzzaman Said-i KURDÎ
”Her,Hayrın,Başı,”BİSMİLLAH””


Avret mahalli ne demektir?

Avret mahalli ne demektir?

Bir kimsenin açması, başkasına göstermesi ve başkasının bakması haram olan yerlerine (Avret mahalli) denir. Erkeklerin avret mahalli göbekten, diz altına kadardır. Diz avrettir. Buraları açık iken kılınan namaz kabul olmaz. Namaz kılarken, vücudun diğer kısımlarını [kolları, başı, ayakları] örtmek, erkeklere sünnettir. Buraları açık namaz kılmaları, mekruhtur.

Kadınların avuç içlerinden ve yüzlerinden başka her yerleri, ellerinin üstü, saçları ve ayakları dört mezhepte de avrettir. Bunun için kadınlara (Avret) denilmiştir. Buralarını örtmesi farzdır. Avret uzuvlarından herhangi birinin dörtte birisi, bir rükün açık kalırsa, namaz bozulur. Azı açılırsa bozulmaz. Namazı mekruh olur. İnce olup, içindeki uzvun şekli veya rengi görünen kumaş, yok demektir.

Yorgan altında çıplak yatan bir hasta, başı yorgan içinde iken, ima ile namaz kılınca, çıplak kılmış olur. Başını yorgandan çıkarıp kılarsa, yorganla örtülü kılmış olup, caiz olur.

Kadınların, namaz dışında, yalnız iken, diz ve göbek arasını örtmesi farz olup, sırtını ve karnını örtmesi vacip, başka yerlerini örtmesi edeptir.

Erkek erkeğin ve kadın kadının avret yerlerine de bakmaları haramdır. Erkeklerin kadınlara ve kadınların, erkeklerin avret yerlerine bakmaları haram olduğu gibi, erkeklerin erkeğin avret yerine ve kadınların kadının avret yerine bakmaları da haramdır. Erkeğin erkek için ve kadın için avret mahalli, diz ile göbek arasıdır. Hanefi’de diz avrettir, göbek avret değildir. Kadının kadın için avret mahalli de böyledir. Kadının yabancı erkek için avret mahalli ise, ellerinden ve yüzünden başka bütün bedenidir. Yabancı kadının avret yerine şehvetsiz de bakmak haramdır.

Bir erkek, nikahla alması ebedi haram olan, onsekiz (mahrem) kadının, başına, yüzüne, gerdanına, kollarına, dizden aşağı bacağına, şehvetten emin ise bakabilir. Bu kimse, göğüslerine, koltuklarına, uyluklarına, dizlerine ve sırtına bakamaz.

Bir kadın için, amca, hala, teyze ve dayı çocukları da yabancı erkek gibidir. Enişte, kayın biraderi de yabancı erkektir. Bunlarla konuşması, şakalaşması ve bir yerde bulunması haramdır. Erkeklerin de amca, hala, teyze ve dayı kızları ile ve baldız ve yenge ile konuşmaları haramdır.

Bir erkek, mahrem olan 18 kadın ile ölünceye kadar evlenemez. Bunlarla konuşabilir. Yalnız olarak bir yerde bulunabilir. Kadın da, 18 erkek ile evlenemez.

Sual: Denizde, hamamda, kaplıcada, “Hepimiz erkeğiz veya hepimiz kadınız” diyerek, erkek erkeklerin yanında, kadın kadınların yanında açık duruyorlar. Bu günah değil midir?
Nur suresinin, (Ey Resulüm, müminlere söyle, harama bakmasınlar ve avret yerlerini haramdan korusunlar) mealindeki 31. âyetinde bildirilen avret yerleri nerelerdir?
CEVAP
Bakılması haram olan yere avret yeri denir. Hanefi ve Şafii’de erkeğin avret yeri göbek ile diz arasıdır. Maliki ve Hanbeli’de ise yalnız seveteyn, yani sadece ön ve arka kısımdır. Kadınların birbirlerine avret yeri, erkeğin erkeğe avret yeri gibidir. Müslüman kadının, gayri müslim ve fasık kadınlar ile dinsiz amca ve dayının yanında örtünmesi üç mezhepte farz, Hanbeli mezhebinde caizdir. Hanbeli mezhebinin farklı yönü şöyledir:

Erkeğin erkeğe avret yeri, diz ile göbek arası değil, sadece seveteyn, yani iki kaba avret mahallidir. Kadının kadına avret yeri diğer mezhepler gibi, diz ile göbek arasıdır. Ancak diğer mezheplerden farklı olarak, gayri müslim kadınlara da, göbek ile diz arası hariç, diğer yerlerini göstermesi caizdir. Diğer üç mezhepte caiz değildir. Zaruret olunca Hanbeli mezhebi taklit edilerek kapalı kadın, açık kadınların yanında başını, kollarını açabilir.

Avret yerini açmak veya başkasının avret yerine bakmak büyük günahtır. Hamama, kaplıcaya, denize gidenin diz ile göbek arasını ve dizlerini de örtmesi farzdır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

(Erkeğin göbek ile dizleri arası avrettir.) [Ebu Davud]

(Uyluk avret yeridir.) [Buhari, Ebu Davud, Tirmizi]

(Avret yerini açmak büyük günahtır.) [Hakim]

(Erkek erkeğin; kadın kadının avret yerine bakması helal olmaz.) [Müslim]

(Evlerin en kötüsü hamamdır. Orada sesler yükselir, avretler açılır. Tedavi veya kirden temizlenmek için girecek olan örtülü girsin.) [Taberani]

(Allahü teâlâya ve ahirete inanan hamama peştamal ile örtülü girsin!) [Nesai]

(Avret yerini açana ve başkasının avret yerine bakana Allah lanet etsin!) [Beyheki]

(Din kardeşinin avret yerine kasten bakanın kırk gecelik namazı kabul olmaz.) [İ. Asakir]

Evde kimse yok iken de, çıplak durmak günahtır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

(Yalnızken de, avret yerinizi açmayın! Zira yanınızda hiç ayrılmayanlar [hafaza melekleri] vardır. Onlardan utanın ve onlara saygılı olun.) [Eşiat-ül-lemeat]

(Avret yerlerinizi örtün! Yalnız iken de Allahü teâlâdan haya edin!) [Tirmizi]

(Allahü teâlâ hayayı ve örtünmeyi sever. Öyle ise yıkanırken avret yerinizi örtün.) [Ebu Davud]

(Gece guslederken avret yerini açmaktan sakının. Eğer sakınmayan çıkar da, onda delilik alameti görülürse, kendisinden başkasını suçlamasın.) [Hakim]

Kapalı da olsa kadına şehvetle bakmak günahtır. Kadının erkeğe bakması da günahtır. Ümm-i Seleme validemiz anlatır: Resulullahın yanında iken, iki gözü de görmeyen İbni Ümmi Mektum, izin isteyip içeri girdi. Resulullah bize, (İçeri girin) buyurdu. (O â’mâ değil mi, bizi görmez) dedim. (O sizi görmüyorsa, siz onu görmüyor musunuz?) buyurdu. (Tirmizi, Ebu Davud)

Sual: Kadın kadına olunca tesettüre ve setr-i avrete dikkat edilmiyor. Kimisi bunun günah olmadığını zannediyor. Bunlar günah değil midir? Bir kadın, başka kadının nerelerine bakamaz?
CEVAP
İmam-ı Rabbani hazretleri, saliha bir hanıma yazdığı mektupta buyuruyor ki:
Kalb, göze tâbidir. Gözler haramdan sakınmazsa, kalbi korumak güç olur. O halde, imanı olanların, haram işlememesi lazımdır. Erkeklerin eşcinsel olması, haram olduğu gibi, kadınların da eşcinsel olması haramdır. Kadının da herhangi bir kadına şehvet ile dokunması ve bakması haramdır.

Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

(Kadının kadına yaklaşması [lezbiyenlik, safizm] zinadır.) [Taberani]

(Erkeğin erkeğe, kadının kadına yaklaşması zinadır.) [Beyheki]

(Ahir zamanda eşcinsel üç kısma ayrılır: Bir kısmı konuşmak ve bakmakla, diğeri, tokalaşmak ve kucaklaşmakla yetinir. Bir kısmı da bu işi bilfiil yapar. Allah bunlara lanet etsin! Tevbe edenin tevbesini Allahü teâlâ kabul eder.) [Deylemi]

Kadın, kadına şehvet ile bakamaz ve dokunamaz; kocasından başkasına, erkek ve kadın, kim olursa olsun, yabancıya süslenemez.

Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Bir kadın, süründüğü kokuyu duyurmak için bir toplumun yanından geçerse, o da, bakan da, [bir nevi] zina işlemiş olur.) [Nesai]

Erkek ile kadın, başka cinsten oldukları için, bir araya gelmeleri nispeten güçtür. Kadının kadına yaklaşması ise daha kolaydır. Bunun için kadının kadına bakması ve dokunması, erkeğin kadına ve kadının erkeğe bakmasından daha kötü olabilir. Erkeğin erkek için ve kadının kadın için avret yeri, diz ile göbek arasıdır. Bir kadın, başka bir kadının, göbek ile diz arasına bakamaz. Zaruretsiz bakarsa, haram işlemiş olur. Kadının yabancı erkek için avret yeri, el ve yüzünden başka, bütün bedenidir. Başkasının avret yerine, lüzum yokken, şehvetsiz de bakmak haramdır.

Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

(Erkek erkeğin, kadın kadının avret yerine bakamaz, helal değildir.) [Abdurrezzak]

(Erkeğin kadına, kadının da erkeğe [şehvetle] bakması haramdır.) [Taberani]

Sual: Hamama veya kaplıcalara gidince, erkekler kısa şortla duruyorlar. Erkeğin avret yeri diz ile göbek arası olduğuna göre, buraları açık durmak günah değil midir? Tedavi maksadı ile kaplıcaya gidilince caiz olur mu?
CEVAP
Hamama, kaplıcaya giden kimsenin diz ile göbek arasını, dizleri de örtmesi farzdır.

Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

(Allah’a ve ahirete inanan hamama peştamal ile örtülü girsin, peştamalsız girmesin!) [Nesai]

(Erkeklerin ahir zamanda hamama gitmeleri haram olur. Hamamlarda avret yerleri açık olanlar bulunur. Avret yerini açana ve başkasının avret yerine bakana Allah lanet eylesin!) [F. Bilgiler]

(Erkeklerin dizleri ile göbekleri arası avrettir.) [R. Nasıhin]

Peygamber efendimiz, hamamdan sakınılmasını buyurunca, oradakiler, (Ya Resulallah, hamam kirleri temizlediği gibi, hastalara da şifalı olur) dedikleri zaman, onlara (Hamama avret yerleri örtülü olarak girin!) buyurdu. (Hakim)

Kadınların da tedavi maksadı ile örtülü olarak hamama girmesi caizdir. (İbni Mace)

Sual: Kadınların birbirlerine avret yeri nasıldır? Hürmet-i musahere yabancılarla da olur mu?
CEVAP
Kadınların birbirlerine avret yeri, erkeğin erkeğe avret yeri gibidir. Müslüman kadının, gayrimüslim ve fasık kadınların ve dinsiz amca ve dayının yanında örtünmesi üç mezhepte farzdır, Hanbeli‘de caizdir.

Maliki ve Hanbeli‘de erkeğin avret yeri yalnız seveteyndir. Hanefi ve Şafii‘de ise göbek ile diz arasıdır. Hanefi’de diz; Şafii’de ise göbek avrettir. Hanbeli‘nin farklı yönü şöyledir: Erkeğin erkeğe avret yeri, diz ile göbek arası değil, sadece seveteyn, yani sadece iki avret mahallidir. Kadının kadına avret yeri diğer mezhepler gibi, diz ile göbek arasıdır. Ancak diğer mezheplerden farklı olarak, kâfir kadınlarına da, göbek ile diz arası hariç, diğer yerlerini göstermesi caizdir. Diğer üç mezhepte caiz değildir.

Hürmet-i musahere, ana baba ile olduğu gibi yabancı insanlarla da olur. Mesela yabancı bir kadına şehvetle dokunmak, yanlışlıkla bile olsa, hürmet-i musahereye sebep olur. Yani o kadının anası ile ve kızları ile o erkeğin evlenmesi Hanefi ve Hanbeli‘ye göre haramdır. Bir kız da, bir erkeğe şehvetle dokunsa, o erkeğin babası ve oğlu ile evlenmesi haram olur. Şafii ve Maliki‘de hürmet-i musahere yoktur.

Sual: Uyluk ne demektir?
CEVAP
Diz ile göbek arasındaki yere uyluk denir. Yani bacağın kalın olan yeri. Bazı yerlerde yanlış olarak baldır derler. Halbuki baldır diz ile ayak arasına denir. Erkekler de, kadınlar da birbirlerinin uyluklarına bakamazlar.

Sual: Kimse yok iken, erkek şortla oturabilir mi?
CEVAP
Hayır duramaz. Zaruretsiz şortla durması haram olur.
Kimse yok iken de, ihtiyaçsız avret yerini açmamalıdır. Mesela, kıyafet değiştirirken, peştamal gibi bir şey sarıp da, değiştirmelidir. Hanbeli mezhebinde, erkeklerin avret yeri, sadece seveteyn [ön ve arka edep yeri] olduğu için, buralar kapalı ise, Hanbeli mezhebi taklit edilerek giyinmelidir.
Banyoda da, bir peştamal ile örtünmelidir. Peştamal yoksa, Hanbeli taklit edilerek şortla da yıkanılabilir.

Sual: Avret yeri nedir? Kadın, evinde yalnız iken, şortla durabilir mi?
CEVAP
Müslümanın namaz kılarken açması veya her zaman başkasına göstermesi ve başkasının da bakması haram olan yerlerine Avret yeri denir. Namaz dışında da, avret yerini, kendinden ve başkasından örtmek farzdır.

Kadınların, namaz dışında, yalnız iken, diz ve göbek arasını örtmesi farz olup, sırtını ve karnını örtmesi vacib, başka yerlerini örtmesi edeptir. Evde yalnız iken, başı açık dolaşabilir. Görünmesi caiz olan 18 erkek yanında, ince baş örtüsü örtmeleri evladır. İyi olur. Yalnız iken avret yeri, ancak özür ile açılabilir. Mesela tuvalette açılır. Yalnız olarak guslederken açmak mekruh olur, caiz veya küçük yerde caiz olur denildi. Namaz dışında, necasetli elbise ile de örtünmek lazım olur. (Redd-ül muhtar)

Sual: Çocukların kaç yaşından sonra göbek ile diz arasına bakmak caiz olmaz?
CEVAP
Erkek çocukların, on yaşına kadar, kızların ise, gösterişli oluncaya kadar galiz yani kaba avret yerlerine, bundan sonra, bütün avret yerlerine bakmak caiz değildir.

Sual: Müslüman kadınların birbirine olan avret yeri ile gayri müslim kadınlara karşı olan avret yeri farklı mıdır?
CEVAP
Farklıdır. Müslüman kadınların birbirlerine avret yeri, erkeğin erkeğe avret yeri gibidir. Yani diz ile göbek arasıdır. Gayri müslim kadın yabancı erkek gibidir. Müslüman kadının, yabancı erkek, kâfir, mürted veya fasık kadın yanında da örtünmesi farzdır. Onların yanında saçlarını ve kollarını açmak zorunda kalınca, Hanbeli mezhebini taklit etmesi gerekir. Hanbeli mezhebinde, kâfir kadınlarının karşısında örtünmek gerekmez. Sadece diz ile göbek arasını kapatmaları yeter.

Sual: Müslüman kadın, yabancı erkekler hariç, kimlerin yanında başını ve kollarını açamaz?
CEVAP
Müslüman kadın, mürted amca ve dayının, kâfir ve fasık kadınların yanında açık duramaz. Örtünmesi farz olur. Müslüman kadınların yanında ise, göbek ile diz arasını örtmesi farzdır.

Kâfir ve fasık kadınlar yanında açık durmak zorunda kalan kadın, Hanbeli mezhebini taklit ederse, saç ve kollarını açması günah olmaz.

Sual: Anne, hala, teyze, yeğen gibi yakınlarımızın nerelerine bakabiliriz?
CEVAP
Erkek, nikahla alması ebedi, sonsuz haram olan [mahrem akraba olan] 18 kadının başına, yüzüne, gerdanına, kollarına, dizden aşağı bacağına, şehvetten emin ise, bakabilir. Göğüs, koltuk ve yanlarına [böğürlerine], uyluk ve dizlerine ve sırtına bakamaz. Kadınların buralarına da galiz yani kaba avret yerleri denir. Her kadının, buralarını namazda, yabancı erkeklerin yanında, şekli belli olmamak üzere geniş olarak örtmeleri lazımdır. (S. Ebediyye)

Seveteyn [ön ve arka] dört mezhepte de galiz [kaba] avrettir. Dört mezhepte de buraları örtmek farzdır. (İbni Abidin)


cok güzel bir tesettürlü duvak

http://www.merwekuafor.com/sac/4.jpg