dindar | iNadına Türbanlıyız

iNadına Türbanlıyız

Baş Örtüsü & Eşarp ve Türban - Güzellik - Cinsellik ve Bakım & islami Kadın Dünyası ve Gelinlikler & islam ve Estetik & Dini bilgiler & islami Bilgiler



Kadınlarla İlgili Temel İlkeler

1- Kadın insan olma açısından erkek gibidir :
Daha önce, diğer toplumlarda Kadın insanmıdır, değilmidir; tartışması yapılmaktaydı. Kimisi akıllı hayvan, kimisi yarım kalmış bir erkektir diyordu. İslam;ın kadınlar hakkında getirdiği temel islahatlardan biri budur.
Cenab-ı Hak buyuruyor . Ey insanlar sizi tek bir nefisten yaratan Rabbinizden korkun (Nisa süresi 24)
Allah resülü buyuruyor : Muhakkak kadınlar erkeklerin bir parçasından başka bir şey değildir;

2- Daha önceki din adamlarının kadına yapıştırdıkları lanetlik durum bertaraf edildi.

3- Kadın dindar olmaya, iman ve ibadete ehliyetlidir :
Eğer iman edip ibadet yaparsa cennete girer. Küfredip isyan ederse cezalandırılır. Bu konuda erkekten hiçbir eksik yönü yoktur.
Cenab-ı Hak buyuruyor :
Erkek ve kadından kimi inanmış olarak bir iyilik yaparsa onu hoş bir hayatla yaşatırız. Ahirette ise onların ücretini yaptıklarının en güzeliyle veririz.(Nahl Suresi 97)
Rableri onlara karşılık verdi : Ben sizden erkek kadın, hiçbir çalışanın işini zayi etmiyeceğim. Hep birbirinizdensiniz. (Al-, İmran Suresi 195)

Bu temel esas Kuran-ı Kerimin birçok ayetinde vurgulanmıştır.
Müslüman erkekler ve müslüman kadınlar, mümin erkekler ve mümin kadınlar, itaata devam eden erkekler ve itaate devam eden kadınlar, doğru erkekler ve doğru kadınlar, sabreden erkekler ve sabreden kadınlar. Allaha gönülden saygılı erkeler ve saygılı kadınlar, sadaka veren erkekler ve sadaka veren kadınlar, ırzlarını koruyan erkekler ve ırzlarını koruyan kadınlar, Allahı çok zikreden erkekler ve zikreden kadınlar, işte bunlar için bağış ve büyük bir mükafat hazırlanmıştır.(Ahzab Suresi 35)

4- İslam, kadına miras hakkı tanımıştır :
Küçük olsun, büyük olsun, evli olsun bekar olsun, isterse annesinin karnında bir kız çocuğu olsun, ona her durumda miras hakkı vermiştir.

5-İslam eşler arasında hakları tanzim etmiştir :
Kadına da erkeğin hakları gibi haklar tayin etmiştir.
Cenabı Hak Buyuruyor:
Erkeklerin kadınlar üzerinde bulunan hakları gibi kadınların da erkekler üzerinde hakları vardır. Erkeklerin kadınlar üzerinde hakları bir derece daha fazladır. (Bakara Suresi 228)

6- İslam Boşanma Meselesini düzene Koydu :
Erkeğin bunu oyuncak haline getirmesi ve bu konuda diktaya başvurması engellenmiş oldu. Boşanmaya bir sınır koydu bu sınır talaktır. Önceden araplarda bunun sınırı yoktu. İslam talakın meydana gelmesi için belli bir zaman tayin etmiştir. Boşanmanın tesiri için bir iddet müddeti vardır. Bu zaman kadın ve erkek için yeniden düşünüp taşınma imkanı sağlar.

7- İslam evlenilecek kadınların sayısına sınır koydu :
Bu sınırı dört kadınla belirledi. İslamdan önce araplarda ve çok evliliği kabul eden milletlerde daha önce, herhangi bir sınır yoktu.

8- İslam kadında bulunduğu söylenen uğursuzluğu nehyetti :
İslam öncesi arapların ve diğer milletlerin kadında bulunduğuna inandıkları uğursuzluk telakkilerini kökünden kazıdı.
Cenab-ı Hak buyuruyor :
Onlardan birine kız müjdelendiği zaman içi öfkeyle dolarak yüzü kapkara kesilir, kendisine verilen müjdenin kötülüğünden dolayı milletinden gizlenirdi. Onu utana utana tutsun mu, yoksa toprağa mı gömsün! Ne kötü hükmediyorlar. (Ahzab Suresi 58-59)

9- İslam Kız Çocukların Katlini Yasakladı :
İslamdan önce diğer toplumlarda kız, ya diri diri toprağa gömülüyor veya putların önüne bırakılıyor, ölünceye kadar orada kalıyor yahut da herhangi bir dilek için kurban ediliyordu. Kızının ileride birinin karısı olmasından kendince ar duyan, bunun için de kızını diri diri gömen babaya Kuran sert bir biçimde tenkit eder:
Kız çocuğun hangi suçtan ötürü öldürüldüğü kendisine sorulduğu zaman; (Tekvir suresi 8-9)
Beyinsizlikleri yüzünden, körü körüne çocuklarını öldürenler ve Allahın kendilerine verdiği nimetler, Allaha iftira ederek haram sayanlar mahvolmuşlardır; onlar sapıtmışlardır, zaten doğru yolda da değillerdi.(Enam Suresi 140)

10- İslam, kadın erkek arasında yargı eşitliği getirdi :
İslam hukuku ister bir erkek, ister bir kadın katil olsun, öldürene ölüm cezası verir.
Hz.Ömer zamanında bir kadını erkekler birlikte öldürmüşlerdi. Katil erkeklerin öldürülmeleri için Hz.Ömer emir verdi ve hepsi öldürüldü.
İslam zina için, erkekle kadına aynı cezayı getirdi. Kadına karşı işlenen suçlar, ister şahsına, ister malına, ister şerefine karşı olsun erkeğe karşı işlenelerle aynı seviyeye getirildi. Hatta bazı konularda kadın hakkına daha çok önem verilmiştir.
r0;Bir erkek iffetli bir kadına zina isnad eder de, sonra dört şahid getiremeyenlere seksen değnek vurun, ebeddiyen onların şahitliğini kabul etmeyin.(Nur Suresi 4)

11- İslam kadına mülkiyet hakkı verdi:
İslam, kadına mülkiyet hakkı, aynı zamanda sorumluluk vermiştir. Avrupa 1882de çıkarılan bir kanunla ancak evli kadınlara mülk edinme hakkı tanıdı.
Kurran bu husuta şu hükmü koyar:
Erkeklere kazandıklarından bir pay, kadınlara da kazandıklarından bir pay vardır. (Nisa Suresi 32)

12- İslam, kadınında eğitimine önem verdi :İslam, kadını cehaletten kurtarmış ve onun durumunu yükseltip şerefli kılmıştır. İslam tarihinde bunun örnekleri çoktur. Eğitilmiş müslüman kadınlar eğitim ve öğretime büyük yardım yapmışlardır.

13- İslam, kadına ikram edilmesini emretmiştir :
İslam kadına, kız olsun, eş olsun, anne olsun hep ikram edilmesini emretmiştir.
Biz insana, ana babasına iyilik etmesini tavsiye ettik. anası onu zahmetle taşıdı ve zahmetle doğurdu.
(Ahkaf Suresi 44)
Bir adam Resullulaha gelerek, ben Allah yolunda cihad etmek istiyorum, dedi. Resulullah ona dedi ki: r0;Anan sağ mıdır?Adam evet dedi. Allah Resulü:Onun ayağına dikkat et cennet oradadır buyurdu.


gelin basi Gül olan güzel bir gelinlik

http://www.evlilikarefesi.com/images/tesettur_gelinlik_fotograflari/tesettur_gelinlik_resimleri_1b.jpg


KIYAMETİN ALAMETLERİ OLDUĞU KURAN’DA BİLDİRİLMİŞTİR

KIYAMETİN ALAMETLERİ OLDUĞU KURAN’DA BİLDİRİLMİŞTİR


Kainatın, mikroorganizmalardan insanlara kadar içindeki tüm canlılar, yıldızlar ve galaksilerle birlikte ortadan kaldırılacağı zaman ayetlerde “saat” olarak ifade edilir. Bu “saat” herhangi bir saat değildir; Kuran’da “kıyamet vakti” anlamında kullanılan belirli ve özel bir saattir.

Öncelikle şunu belirtmeliyiz ki kainatı bekleyen kaçınılmaz sonun, her dönemde merak uyandıran bir konu olduğu ayetlerden anlaşılmaktadır. Ayetlerde, insanların Peygamberimiz (sav)’e kıyamet saatinin ne zaman geleceğini sorduğu şöyle bildirilmektedir:

Saatin (kıyametin) ne zaman demir atacağını (gerçekleşeceğini) sorarlar. (Araf Suresi, 187)

“O ne zaman demir atacak?” diye sana kıyamet-saatini soruyorlar. (Naziat Suresi, 42)

Peygamberimiz (sav)’e bu soruya “Onun ilmi yalnızca Rabbimin katındadır.” (Araf Suresi, 187) şeklinde cevap vermesi emredilmiş, böylece kıyametin zamanını sadece Allah’ın bildiği ifade edilmiştir. Bu ayetten, kıyametin ne zaman gerçekleşeceğinin bilgisinin insanlardan saklandığı anlaşılmaktadır.

Kuşkusuz sonsuz ilim sahibi olan Rabbimizin kıyamet saatini gizli tutmasının hikmetleri vardır. Örneğin böylece her yüzyılda yaşayan insanların “kıyamet-saatinden içleri titremekte olanlar” (Enbiya Suresi, 49) gibi hareket etmeleri istenmektedir. Yine insanların, kıyamet gününün azabı ve dehşeti apansız gelmeden önce, Allah’ın azametini ve sınırsız kudretini düşünmeleri ve O’nun dışında sığınılacak bir yer olmadığını anlamaları istenmektedir. Eğer kainatın ölüm vakti tam olarak bilinseydi, bu dönemden önce yaşayanlar kıyameti derin bir şekilde düşünme gereği hissetmeyecekler, ayetlerde tasvir edilen kıyamet olaylarına duyarsız yaklaşacaklardı.

Ancak belirtmek gerekir ki, kıyamet saati hakkında bilgi veren birçok ayet bulunmaktadır. Konuyla ilgili diğer ayetleri incelediğimizde önemli bir gerçekle karşılaşırız. Kuran’da kıyamet için bir tarih açıklanmaz, fakat kıyamet öncesinde ortaya çıkacak alametler haber verilir. Bir ayette kıyametin birçok işaretinin bulunduğu şöyle bildirilir:

Artık onlar, kıyamet-saatinin kendilerine apansız gelmesinden başkasını mı gözlüyorlar? İşte onun işaretleri gelmiştir. Fakat kendilerine geldikten sonra öğüt alıp-düşünmeleri onlara neyi sağlar? (Muhammed Suresi, 18)

Bu ayette, öncelikle, geleceği bildirilen kıyametin alametlerinin Kuran’da yer aldığı anlaşılmaktadır. Bu “büyük haber”in işaretlerini anlamak için yapmamız gereken ayetler üzerinde düşünmektir. Aksi takdirde, ayette bildirildiği gibi, kıyamet anı geldikten sonra düşünmenin bir faydası olmayacaktır.