dualar | iNadına Türbanlıyız

iNadına Türbanlıyız

Baş Örtüsü & Eşarp ve Türban - Güzellik - Cinsellik ve Bakım & islami Kadın Dünyası ve Gelinlikler & islam ve Estetik & Dini bilgiler & islami Bilgiler



Resûl’ün,Dilinden,Dualar

 Dua denilince herkesin aklına bir şeyler gelir elbet. Neden insan duaya ihtiyaç, gereksinim duyar? Aydınlık rehberimiz olan Kur’an’a ve Resûlullah’ın sünnet-i seniyesine bakmak yeterlidir. Kur’an-ı Kerim, dua etme adabı ve nasıl yapılması noktasında bizi aydınlatmaktadır.

Dua edildiğinde Kur’an’dan ve Resûlun yaptığı dualardan esinlenmeli. Duada öyle bir atmosfer içerisinde olmalıyız ki, ondaki tat, adeta hücrelerimizin her alanına işlenmelidir. Tüm samimiyetimizle Rabbimizin huzuruna gitmesini bilmeliyiz. Zorlukta, sıkıntıda değil, hayatımızın her alanında Yüce Rabbe sunabilmeliyiz duamızı. Zaten dua, hayatın kendisidir.

Duada Allah’tan sürekli istemek çok önemlidir. Sürekli Yüce Rabb’den isteme, duanın olmazsa olmazıdır. Allah(c.c.) yanında ehemmiyeti fazla olan dua, adabına uygun bir vaziyette ve doğru bir bilinçle yapılan duadır.

Dua, alemlerin Rabbi olan Şanı Yüce Allah’ın biz insanlara bahsetmiş olduğu rahmetidir, lütfudur, nimetidir. Bu rahmetten, lütuftan ve nimetten mahrum olmamak için, en temiz duygularla ve en temiz niyetlerimizle Yüce Allah’a münacaatımızı bildirmesini bilmeliyiz.

Kutlu Peygamber, gerek sahabelerine gerekse de kendinden sonraki ümmetine; şeklini, adabını, önemini ve yapılması gereken bir ibadet olduğunu göstermek için duaya önem vererek üzerinde dururdu.
Duadaki düşüncelerimiz şu olmalıdır: Ben şu anda Rabbimle münacat halindeyim. O’nun huzurundayım. Ve o beni görüyor, duyuyor.

Ali Şeriati “Dua” kitabında şöyle bir tanımlama yapıyor:
“Dua, bir yükseliştir. Her dua, ruhtan bir filizin yeşermesi, boy sürmesidir. Dal budak salmak için rahmetlere avuç açar gibi, yaprak açmasıdır. Her yaprak yakarış, her çiçek açılışı bir duadır. Tohumun yarılması bir duadır. Fidanlar bir uzanıştır Yaratıcı’ya ve bir duadır. Ağaçlar dal dal dua süslü, çiçekler çiçek yalvarma bezelidir. Taş dua; toprak niyaz; deniz yakarıştır. Felekler dua ile devreder. Kâinat dua doludur. Yağmur bir dua karşılığıdır. Sabahleyin yaprakları ıslak bir kadife bakirliğinde taptaze canlandıran çiy, bir dua karşılığıdır. Meyve de bir dua mükâfatıdır. Güneş, bir niyaz mukabelesi, ay bir yalvarma armağanı, yıldızlar birer dua hediyesidir. Âlem dua ile doludur.” (1)

Evet, dua aşktır. Bu aşkı yaşayan duacıdır. Rabbine karşı bu aşkı ifade etmedir dua. Dua; sevgiden, gönülden gelmelidir.

Dua; evde, sokakta, çarşıda, arabada, okulda, iş yerinde kısacası hayatının her yerinde yapılabilir. Fakat sessizliğin hüküm sürdüğü mekânlarda dua, daha güzel ve iyi bir şekilde yapılır.

Âlemlere rahmet olan kutlu Resûlun bize öğrettiği; en güzel, en samimi ve halis bir kalpten gelen dualarından bazıları şunlardır:

Hz. Peygamber’in Taif Seferi dönüşü yaptığı dua:
İlahi, kuvvetimin zaafa uğradığını, çaresiz kaldığımı, halk nazarında hor görüldüğümü, ancak sana arz eder, sana şikâyet ederim.

Ey merhametlilerin en merhametlisi! Herkesin zayıf görüp de dalına bindiği çaresizlerin Rabbi sensin.
İlahi! Huysuz, yüzsüz bir düşman eline beni düşürmeyecek, hatta hayatının dizginlerini eline verdiğin akrabadan bir dosta bile beni bırakmayacak kadar bana merhametlisin.

İlahi! Sen razı olasıya dek affını diliyorum. Bütün kuvvet, her kudret ancak Sen’dendir.
Abdullah bin Abbas(r.a.), Peygamber Efendimiz’in bir duasını şöyle rivayet ediyor:

“Ya Rabb! Kalbimi nurlandır, gözümü nurlandır, kulağımı nurlandır, sağımı nurlandır, solumu nurlandır, üstümü nurlandır, altımı nurlandır, önümü nurlandır, arkamı nurlandır ve beni nûr eyle (bir başka rivayette) benim damarlarımı nurlandır, etimi nurlandır, kanımı nurlandır, saçımı nurlandır, yüzümü nurlandır.” (2)

Mugîre bin Şu’be(r.a.), Peygamber Efendimiz’in bir duasını şöyle rivayet ediyor:
“Başka bir ilâh yok, ancak Allah var. O’nun şerîki yoktur. Mülk O’nundur, hamd de O’nundur. O her şeye kadirdir. Allah’ım, Senin verdiğine engel olacak da yoktur, vermediğini verecek de yoktur. Ve servet sahibi olanlara servetleri sana karşı bir menfaat veremez. Yani servetine güvenerek sana âsî olanları o servetleri kurtaramaz.” (3)

Enes bin Mâlik (r.a.), Peygamber Efendimiz’in bir duasını şöyle rivayet ediyor:
“Ey Rabbimiz, bize dünyada da iyilik, güzellik ver, ahirette de iyilik, güzellik ver. Bizi ateş azabından koru.” (4)

Ebû Musâ el-Eş’ârî(r.a.), Peygamber Efendimiz’in bir duasını şöyle rivayet ediyor
“Ya Rabb, benim hatalarımı, bilmeden yaptıklarımı, işimde aşırı gitmemi, ve Senin benden çok iyi bildiğin hallerimi mağfiret eyle. Allah’ım, benim latifeleşmelerimi, ciddiyet hallerimi, hataen ve kasden yaptıklarımı ve bende olan her şeyimi mağfiret eyle!” (5)

Ve Resûl(s.a.v.)’un istiğfar için yaptığı dua:
“Allah’ım, Sensin Rabbim, Senden başka ilah yoktur. Beni yaratan Sensin, Sana ibadet ederim, gücüm nispetinde Senin ahdin ve vadin üzereyim. İşlediğim şeylerin kusurlarından Sana sığınırım. Bana olan nimetlerini itiraf ediyorum. Beni bağışla. Günahları Senden başka bağışlayacak yoktur.” ( 6)

Yine Hz. Aişe(r.a.), Resûlullah(s.a.v.) gece uyandığı zaman şöyle dua ederdi:
“Allah’ım, Senden başka ilah yoktur. Seni hamd ile tesbih ederim. Günahımı bağışlamanı dilerim ve Senden rahmetini isterim. Allah’ım, ilmimi artır. Bana doğruyu gösterdikten sonra kalbimi kaydırma. Bana katından rahmet bağışla. Çünkü Sen çok bağışlayansın!” (7)
(AMİN)

”Resûl’ün,Dilinden,Dualar”


Meleklerın duası

Malik bin Yesar’dan rivayet edildiğine göre Resulullah(sav) şöyle buyurdu:

“Her kim sabahladığında üç kere: “Eûzu billahis semiyyil aliymi mineşşeytanirracim (Kovulmuş şeytanın şerrinden hakkıyla işiten ve her şeyi bilen Allah’a sığınırım).” Dedikten sonra Haşr suresinin sonundan üç ayet okursa, Allahü Teâlâ o kişiye akşama kadar duâ etmek üzere yetmiş bin melek görevlendirir. O gün ölürse, şehit olarak ölür. Akşamladığında bunları okuyana da aynı derece vardır.

Ahmed b. Hanbel, Müsned, 5/26.

Haşr suresinin son üç ayeti:

Huvallahulleziy la ilahe illa huve ‘alimulğaybi veşşehadeti huverrahmanurrahıymu.

Huvallahulleziy la ilahe illa huve elmelikulkuddususselamul mu’minul muheyminul ‘aziyzul cebbarul mutekebbiru subhanallahi ‘amma yuşrikune.

Huvallahul halikul - bariy-ulmusavviru lehul’esma ulhusna yusebbihu lehu ma fiyssemavati vel’ardı. Ve huvel’aziyzulhakiymu.

Meali:

O, kendisinden başka hiçbir ilah olmayan Allah’tır. Gaybı da, görünen âlemi de bilendir. O, Rahmân’dır, Rahîm’dir.

O, kendisinden başka hiçbir ilah bulunmayan Allah’tır. O, mülkün gerçek sahibi, kutsal (her türlü eksiklikten uzak), barış ve esenliğin kaynağıi, güvenlik veren, gözetip koruyan, mutlak güç sahibi, düzeltip ıslah eden ve dilediğini yaptıran ve büyüklükte eşsiz olan Allah’tır. Allah, onların ortak koştuklarından uzaktır.

O, yaratan, yoktan var eden, şekil veren Allah’tır. Güzel isimler O’nundur. Göklerdeki ve yerdeki her şey O’nu tesbih eder. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir


SÜBHANEKE

SÜBHANEKE

Okunuşu: Sübhânekallâhümme ve bihamdik. Ve tebêra kesmük. Ve teâlâ ceddük. (Ve celle senâük) Velâ ilâhe ğayruk.

Anlamı: Allah’ım! Sen eksik/noksan/kusurlu sıfatlardan temiz ve uzaksın. Seni böylece överim. Senin adın mübarek ve yücedir. (Azamet ve celâlin yüksektir.) Senden başka ilah yoktur.

Not: Parantez içi sadece cenaze namazında okunur.

Nerede Okunur ? İftitah tekbirinden sonra namazın ilk rekatında, ikindi ve yatsı namazının ilk sünnetinin 3.rekatında okunur. Cenaze namazında sübhaneke okunurken parantez içindeki de okunur. Diğer yerlerde bu parantez içindeki yer okunmaz.

ETTEHİYYÂTÜ

Okunuşu: Ettehiyyâtü lillâhi vessalevâtü vettayyibât. Esselâmü aleyke eyyühennebiyyü ve rahmetullâhi ve berakâtüh. Esselâmü aleynâ ve alâ ibâdillâhis-sâlihîn. Eşhedü en lâ ilâhe illallâh ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve rasûlüh.

Anlamı: Bütün dualar, senalar, güzel ibadetler Allah içindir. Rahmet ve bereket ile selam senin üzerine olsun ey Nebi! Selam ve selamet bize ve Allah’ın salih kulları üzerine olsun. Ben şahadet ederim ki, Allah’tan başka ilah yoktur, yine şahadet ederim ki, Muhammed (s.a.v) Allah’ın kulu ve resulüdür.

Nerede Okunur ? Namazda her oturuşta ilk olarak bu dua okunur.

ALLÂHÜMME SALLİ

Okunuşu: Allâhümme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ salleyte alâ İbrâhîme ve alâ âli İbrâhim. İnneke hamîdün mecîd.

Anlamı: Allahım! Muhammed’e (s.a.v) ve O’nun âline rahmet eyle. İbrahim’e (a.s) ve onun âline rahmet eylediğin gibi… Muhakkak ki sen hamde/övgüye layık ve çok yücesin.

Nerede Okunur ? Namazın son oturuşlarında, ikindi ve yatsı namazlarının ilk oturuşlarında ETTEHİYYATU’dan sonra okunur.

ALLÂHÜMME BÂRİK

Okunuşu: Allâhümme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ bârekte alâ İbrâhîme ve alâ âli İbrâhim. İnneke hamîdün mecîd.

Anlamı: Allahım! Muhammed’i (s.a.v) ve O’nun âline mübarek kıl/onların şan ve şerefini artır. İbrahim (a.s) ve onun âlini mübarek kıldığın/onların şan ve şerefini artırdığın gibi… Muhakkak ki sen hamde/övgüye layık ve çok yücesin.

Nerede Okunur ? Namazın son oturuşlarında, ikindi ve yatsı namazlarının ilk oturuşlarında ALLAHÜMME SALLİ’den sonra okunur.

RABBENÂ

Okunuşu: Rabbenâ âtinâ fiddünyâ haseneten ve filâhirati haseneten ve kınâ azâbennâr.

Anlamı: Rabbimiz! Dünyada ve ahirette bizlere iyilik/iman/afiyet ve güzellik ver. Bizi cehennem azabından koru.

Nerede Okunur ? Namazın son oturuşlarında, ALLAHÜMME BARİK’den sonra okunur.

RABBENAĞFİRLİ

Okunuşu: Rabbenağfirlî velivâlideyye velil mü’minîne yevme yekûmül hisâb.

Anlamı: Rabbimiz! Hesap görülecek ahiret gününde beni, anne-babamı ve müminleri bağışla.

Nerede Okunur ? Namazın son oturuşlarında, RABBENA’dan sonra okunur.

KUNUT DUÂLARI

Okunuşu: Allâhümme innâ nesteînüke ve nesteğfiruke ve nestehdîk. Ve nü’minü bike ve netûbu ileyk. Ve netevekkelü aleyke ve nüsnî aleykel-hayra Küllehû neşküruke velâ nekfüruk. Ve nahleü ve netrukü men yefcüruk.

Anlamı: Ey Allah’ım! Biz muhakkak ki senden yardım ister mağfiret diler ve senden hidayet isteriz. Sana iman eder, sana tövbe eder, sana tevekkül ederiz. Ve seni bütün hayır ile senada, zikirde bulunur, nimetlerini itiraf ederek sana şükrederiz. Seni inkâr etmeyiz. Sana isyan edenleri perişan eder, onları terk ederiz.

Okunuşu: Allâhümme iyyâke na’büdü ve leke nüsallî ve nescüd. Ve ileyke nes’â ve nahfid. Ner cû rahmeteke ve nahşâ azâbek. İnne azâbeke bil-küffâri mülhık.

Anlamı: Ey Allah’ım! Biz ancak sana ibadet eder ve senin için namaz kılar ve ancak sana secde ederiz. Sana yaklaşmak için çalışırız. İbadetleri sevinçle yapar, rahmetini ümit eder, azabından da korkarız. Muhakkak ki senin azabın kâfirleri kuşatıcıdır.

Nerede Okunur ? Vitir namazının 3.rekatında Kunut Tekbirinden sonra okunur.