islam hakkinda genellik | iNadına Türbanlıyız

iNadına Türbanlıyız

Baş Örtüsü & Eşarp ve Türban - Güzellik - Cinsellik ve Bakım & islami Kadın Dünyası ve Gelinlikler & islam ve Estetik & Dini bilgiler & islami Bilgiler



İslam’ın Kilitleri

İslam’ın Kilitleri

İslam, huzur, barış, mutluluk ve rahatlık dinidir. En kolay dindir. Bu dini yaşamak insana hem maddi hemde manevi bir haz ve lezzet verir. Ancak kalbi hasta olanlara ağır gelir. Kalp, yürek dediğimiz et parçasındaki manevi bir güçtür. Akıl, yönetim, denge, ilham, vesvese gibi şeyler kalpte toplanır. Eğer kalbimizi Allah’ın istediği gibi eğitirsek dinimizi rahatlıkla yaşayabiliriz. İmanımızı kuvvetlendirdiğimiz zaman ne kadar çok bize engel olmak isteyen kişiler olsada biz davamızdan vazgeçmediğimiz müddetçe şeytan bile bize zarar veremez.

İslam’ın huzur ve mutluluğu, niçin yaratıldığını bilme duygusu, yalan ve düzen bozma gibi şeylerin yasaklanması elbetteki hepimizin faydası için emredilmiş ve tavsiye edilmiştir. Ancak bilelimki KİLİTLEMEMİZ GEREKEN ŞEYLER VAR !

NELERİ KİLİTLEYECEĞİZ ?

Kötü ve çirkin olan, Allah’ın ve Rasulünün beğenmediği, yasakladığı şeyleri yapmamak, elbette bizim için en önemli vazifelerdendir. Bu çirkin ve beğenilmeyen şeylerden kaçınmak TAKVA dediğimiz bir dini terimle bağlantılıdır. Kim kötülüklerden sakınırda Allah için iyilik işlemekte birbiriyle yarışırsa, o kimselere müjdeler olsun.
Kilitlememiz gereken şeyler bütün kötü, çirkin, ahlaksız, hoş karşılanmayan, beğenilmeyen şeyleri terketmek olduğunu bilelim. Haramlar azdır. Mübahlar ve helaller çoktur. Mübahlar (izin verilenler), Helaller (Temiz olanlar ve yapılması daha hoş olanlar) hem Allah’ın sevgisine hemde Rasulünün sevgisine sebep olur. Neden Allah’ı sevindirmek yerine haramlara yönelelim ki ? Bu yüzden kötülükleri kilitleyeceğiz (terk edeceğiz)…

ZORLANIYORUM..

Eğer kötülükleri kilitlemekte zorluk çekiyorsanız nasihat dinleyin, Ölümü düşünün, Allah’ı hatırlayın. Yine de olmuyorsa Namazda huşuyu (samimiyeti) sağlayın. Dinde gevşeklik ya sabit bırakır ya da geri gitmemize neden olur. Ancak samimiyet ise bizi daima ileri götürür. Bizi ileri götüren şeylerle uğraşmazsak zarar ederiz, zorlanırız.
Bu zorluklardan kurtulmak için DİNDE GEVŞEK OLMAMAK gerekir.

KİLİTLER GEVŞEK İSE..

Kilitlediğimiz bazı kötülüklerin gevşek olması tehlikedir. Eğerki terkedilen kötülükler ile karşı karşıya kalınırsa bir nevi nefisle cihat yapılmış olur. Amaç kötülüğü yenmek ve iyiliklere yönelmektir. Kilitlerin gevşek olması demek, halen kötülüklerle bir bağlantının olması demektir. Bu bağlantı tamamen koparılmadığı müddetçe kâmil (olgun) bir imanı elde edemeyiz. Olgun imana kavuşanlar artık kolaylıkla kötülüklerle baş edebilirler.

EN BÜYÜK KİLİT

En büyük kilit, küfre karşı olmalıdır. Küfür, dinden çıkaran ve inkarcıların tarzıdır. Bir mü’mine inkarcılık ve küfür hiçbir şekilde yakışmaz. Bu yüzden dinden çıkarır. Neden mi? Çünkü Allah’ın emir buyurduklarına karşı çıkmak isyan, yapmamak itaatsızlık, dikkate almamak ise önemsememesinden kaynaklanır.

Kötülüğe giden kapılara kilit vurmalı, iyiliklere doğru yol almalıyız. Eğer hedefimiz dosdoğru yol ve amacımız Allah rızası ise, müjdeler olsun…


İslam Hakkında Genel Bilgi

İslam Hakkında Genel Bilgi

İslâm�a giriş, imanla gerçekleşir. İman, Allah Teâlânın Hz.Muhammed’e indirdiği, o’nun da insanlara tebliğ ettiği kesin olarak belli olan şeylerin tümüne tereddütsüz inanmak ve onaylamaktır. İmanın temelini, iste bu kabul ve onaylama oluşturur.

Müslüman olmak isteyen kişi bu kabul ve tasdikini “Şehadet ederim ki, Allah�tan başka tanrı yoktur ve yine şehadet ederim ki Hz. Muhammed O’nun kulu ve elçisidir” mealindeki “Eşhedü en la ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve rasülüh” cümlesiyle açıklar. Bu cümleye “Kelime-i Şehadet” denir.

İman, bilerek, isteyerek benimseyerek inanmaktır. Bir kimse kalben inanmadığı halde diliyle bu cümleyi söylese iman etmiş olmaz. Kelime-i şehadeti söyleyen kimse, son ilahi kitap Kur’an-ı Kerim’i bütünüyle benimsemiş ve Allah�ın son peygamber Hz. Muhammed’e vahiy yoluyla bildirdiği, Onun da insanlara tebliğ ettiği her şeyi tamamen kabul etmiş demektir. Bu sebeple Allah�ın varlığına ve birliğine imanın yanında; meleklerin varlığına Allah�ın gönderdiği kitapların gerçek olduğuna, peygamberlere, Ahiret gününe her şeyin Allah�ın takdiriyle meydana geldiğine, kısacası Kur’an-ı Kerim’in ve peygamberimiz Hz. Muhammed’in kesin ve net olarak bildirdiği şeylerin hepsine inanmak imanın şartıdır. “Kelime-i Şehadet” bütün bunları topluca kabul ve tasdik etmeyi ifade eden bir anahtar cümledir. Bu yüzden Kelime-i Şehadet, İslâm�a giriş sözleşmesi yapmak gibidir. Bu sözleşmeyi yapan insan, Allah’a büyük bir söz vermiş, O’nun emirlerini tereddütsüz bir şekilde kabul edip yerine getirmeyi,yasaklarından kaçınmayı benimsemiş olmaktadır.

Kelime-i Şehadeti söyleyerek yaptığımız sözleşmeye bütün mahlukat şahit oluyor. Şayet bu sözleşmeyi bozarsak, sözümüzden döndüğümüze şahit olan veya bu sözleşmeye aykırı hareket ettiğimize tanık olan yeryüzündeki ve gökyüzündeki her şey Allah�ın huzurunda aleyhimize şahitlik edecektir.

Ayrıca, bu sözleşme ile müslüman toplumun bir ferdi haline gelmiş oluyoruz. Müslümanlarla evlenme, zekat alma, verme, müslümanlarla her türlü dayanışma bu sözleşmenin kapsamına girmektedir.

İman etmek için kimse zorlanamaz. İslâm�a girmek isteyen kendi isteğiyle girer. İman etmeden önce araştırma yapılabilir, kafada oluşan her türlü tereddüt ve şüphenin cevabi aranabilir. Ancak iman ettikten sonra iyi bir mümin, iyi bir müslüman olabilmek için kalpten her türlü tereddüdü söküp atmak gerekir. Çünkü imanla tereddüt bir arada olmaz. Bu yüzden iman, insanin kalbinin derinliklerine öylesine kök salmalı ki onu İslâm�a aykırı davranışlardan alıkoymalı, onun zihniyetinin, ahlakinin ve davranışlarının İslâm�a göre şekillenmesine imkan vermeli.

İslâm�a girmek için herhangi bir aracıya ihtiyaç yoktur. Bir kimse yukarıda belirttiğimiz hususlara inanmak suretiyle kendiliğinden İslâm�a girebilir.Bu hususta başkaları kendisine ancak bilgi vererek yardımcı olabilirler. İslâm�a giren kimse kendisine, tam bir inanç berraklığı kazandıracak kaynağa ulaşmış olmaktadır. Böylece önemli bir inanç değişiminden sonra ilk fırsatta bir de gusül (boy abdesti) alınmalıdır. Gusül ilerde tarif edilecektir


|