Cinsellik ve Bilgiler | iNadına Türbanlıyız

iNadına Türbanlıyız

Baş Örtüsü & Eşarp ve Türban - Güzellik - Cinsellik ve Bakım & islami Kadın Dünyası ve Gelinlikler & islam ve Estetik & Dini bilgiler & islami Bilgiler



Dinde Gerdek Gecesi

Gerdek Gecesi

Nikahtan sonra, zifaf (gerdek) gecesi, evlilik hayatının en mühim bir dönemidir. Eşler mümkün mertebe temizliğe riayet etmelidir. Temiz ve güzel kıyafet, ilk gecede etkili olur. Zifaf odası tenha, emniyetli bir yerde olmalıdır. Damadın, evlilik tecrübesi olan, güvenilir bir sağdıçın tavsiyelerinden istifade etmesinde mahzur yoktur. Fakat, sağdıç olmasa da olur.

Damat şunu yapmayı ihmal etmemeli:

Resulullah efendimiz, Hazret-i Fatıma’yı Hazret-i Ali’ye tezvic ettiklerinde buyurdu ki:

(Ya Ali! Gelini kendi evine götürdüğün zaman, çorabını ayağından çıkar. Ayağını yıka. O suyu evin bütün köşelerine saç. Böyle yapınca, Allahü teâlâ senin evinden yetmiş türlü fakirliği dışarı çıkarır. Yetmiş türlü bereketi evine dahil eder. Yetmiş rahmeti sana nazil kılar. O gelin ile ve onun bereketi evin köşelerine erişir. O gelin, delilikten ve diğer hastalıklardan emin olur.)

İlk gecede eşlerin dikkat etmeleri gereken bazı hususlar:
İlişki konusunda çok kimse bilgisizlikten bunalımlara düşmektedir. Bunun için önce cimanın ne olduğunu iyi bilmek gerekir. İyi bilinmez ve yanlış yapılırsa huzursuzluk zamanla artarak ailenin yıkılmasına sebep olabilir. Bunun için bu mahrem bilgileri lüzumu kadar öğrenmek gerekir.

Her şeyden önce, eşler birbirine çok samimi, nazik ve yumuşak davranmalı, sevgi ve şefkatle yakınlaşmalıdır. Erkek, eşini gerdeğe psikolojik yönden iyice hazırlamalıdır. Ona cesaret vermeli; endişelerinin yersiz olduğunu, onu da rahat bir atmosferde konuşturarak izah etmeli. Eşini incitecek küçük davranış, hatta imadan sakınmalı. Eşinin, özellikle bu gecede sevgi ve şefkat görmeye, iltifat işitmeye çok ihtiyacı olduğunu bilmeli.

Erkek aceleci ve kaba olmamalı. “Artık evlendik, ona istediğim gibi sahip olurum” gibi bir düşünce son derece yanlıştır. Cima, sevgi oyunları sırasında meydana gelen bir olaydır. Temasa her iki tarafın da aktif şekilde katılması gerekir. Nitekim Resulullah efendimiz de bu hususa dikkat çekerek, erkeğin, eşinin haklarına da riayet etmesini istemiştir. Cinsi tatmin, kadının da hakkıdır.

Genç kız da eşinin heyecan ve sevgisini paylaşmalı, kendisini ona tabii ve fıtri bir şekilde, isteyerek teslim etmeli. Cimanın bir yaratılış vazifesi olduğunu düşünmeli, mana ve hikmetlerini hatırlamalı, sevgisine ve yaratılış özelliklerine güvenip, yersiz korku ve endişelerden sıyrılmalı.

gelinlik

…her genç kızın rüyası
Düğünün stresli ve gergin ortamından sonra eşler, uykusuz, yorgun düşebilir. Bu bakımdan cimaya çoğu zaman hazır olmazlar. Bu durumda, ilk cima tehir edilebilir. Bunun hiç mahzuru yoktur; aksine çok faydası olabilir.

İlk gece, eşler için en meraklı heyecanların yaşandığı andır. Yıllar yılı beklenen, hasretle gözetlenen, genç kız ve delikanlının rüyalarını süsleyen, sevinçli, tatlı ve heyecanlı bir zaman. Daha önce gayrı meşru hayat yaşayan bu duygudan mahrum kalır.

Damat, tebessüm ve nezaketle içeriye girmeli, geline selam vermeli ve onu tebrik etmeli. Moral verici sözlerle gelinin gönlü alınmalı, heyecanını yatıştırmaya çalışmalı. Gelin de ona güler yüzle karşılık vermeli, lüzumsuz somurtkanlık ve çekingenlik göstermemeli.

Bu gece, iki rekat nafile namaz kılıp dua edilir. Gelinin ayağı bir leğende yıkanır, odanın köşelerine serpilir. Bugünlere kavuşmanın şükrü ve gelecek günlerin saadeti için, Allahü teâlâya dua edilir. Bu arada, oturup, bir müddet sohbet etmeli. Böylece, fazla heyecan atılmaya çalışılır.

Her kız, bu ilk gecede, az-çok ürkeklik ve çekingenlik gösterir, utanır, sıkılır. İlk defa bir erkekle baş başa buluşmanın, ona açılmanın utancını hisseder. Bu hâli, gayet tabiidir, hoş karşılanmalı.

Erkek kızı hiç sıkmadan ve zorlamadan, samimi bir yakınlık göstermeli, ürkekliğini gidermeye çalışmalı. Kız konuşmaktan, ona açılmaktan çekinse bile, erkek samimi sohbet ve yakınlığı sabırla sürdürmeli, onun gönlüne yavaş yavaş girmeli. Kızın sessizce dinlemesi ve ara sıra hafif karşılık vermesi de kâfidir. Bütün mesele, öpüp okşayarak kızı cimaya hazır vaziyete getirmektir! İlk gecenin değişmez bir ölçü olmadığı unutulmamalı. İlk gece yalnızca bir başlangıçtır. İlk deneme başarısız olabilir, bu normal kabul edilmeli.

İnancı gereği kadından uzak kalan erkek, çoğu zaman kadını yakından gördüğünde veya dokunmasıyla hemen boşalabilir. Ümitsizliğe kapılmayıp, yarım saat kadar sonra ön hazırlıktan sonra, tekrar harekete geçilir. İkinci halde ilk heyecan geçip hemen boşalma olmayacağı için ön hazırlık daha rahat şekilde yapılabilir. Bu durum çok önemlidir. Bu durumu bilip kendilerini buna göre ayarlayan eşler rahat eder. Olduydu olmadıydı endişesine kapılmaz. Çünkü bu normal bir olaydır. Birkaç saat dinlenilebilir veya ertesi güne tehir edilebilir. Böyle bir durumda genç kız da durumu kabul etmeli, anlayışla karşılamalı.

Temas başarıyla sonuçlanınca, erkek mutluluk hislerini eşiyle paylaşmalı, ona teşekkürlerini sunmalı ve bütün bir hayat boyunca saadetlerinin devamı için dua etmelidir.

Zifaf gecesinde kızda ürkeklik ve çekingenlik görüldüğü zaman, erkek, ilk karşılaşmanın normal bir neticesi olan bu hâli hoş karşılamalı, lüzumsuz telaş ve sabırsızlık göstermemeli. İlk geceki kabalıktan doğacak ürkeklik, incinme ve tatsızlık, daha sonra uzun müddet silinmeyen etkisini gösterir. Bunun gibi, o gecenin sabır ve nezaketinin mükafatı da sonradan görülür.

İlk olarak bir erkekle buluşmak, yıllarca barındığı ailesinden ayrılıp, yeni bir aile hayatına girmek, bir kız için elbette çok önemli bir olaydır. O anda, erkeğin geniş şefkat ve sevgi kanatlarına ihtiyacı vardır. Bir kadın, kendisiyle buluştuğu ilk erkeği asla unutmaz. Eğer kadın ilk zifaf gecesinde tatlı heyecanlar yaşamışsa, sevgi, sabır, nezaket ve geniş bir anlayışla karşılaşmışsa, o erkeğe ömür boyu minnettar kalır. Bu ilk olay, kadın için unutulmaz bir hatıradır. Hatta o adam o kadını sonradan terk etse, hayal kırıklığına uğratsa bile, kalbindeki o esrarlı hatıra daima yaşar.

Gerdek Gecesi

Erkeklik gösterisi sanılan, “kedinin bacağını ayırmak” gibi kabalık uygun değildir. Bilhassa bu gece, erkek de çok nazik olmalı!

“Bir kadın, on senedir kocasıyla garip bir şekilde yaşıyor Ancak ayda bir defa temasta bulunuyor ve bu temas esnasında da kadın tamamen soğuk davranıyor. Gerdek gecesi, kocası bu kadının kalbini kırmış. (Ne zayıfmışsın, hem de çirkinmişsin) demiş. Kadın bunu unutamamış. Kadını yaralayacak, zayıfsın, şişmansın, uzunsun, kısasın, yaşlısın gibi sözlerden uzak durmalı!

Ön Hazırlık

Gerdek gecesinde diğer önemli husus da, ön hazırlığın gelini ürkütecek ve gönlünü soğutacak bir vaziyette olmamasıdır. Bunun için bir de, soyunma sırasında dikkatli olmak gerekir. Bir kere damadın gelini kendi eliyle soymaya kalkması doğru değildir. Gelin ve damat, kendi kendine soyunmalı. Çırılçıplak soyunmak da uygun değildir. Ekseriya gelin, erkeğin karşısında ilk defa çıplak olarak görünmekten ve erkeği çıplak olarak görmekten dehşet ve sıkıntıya düşebilir.

Soyunma sırasında, utanma duygularının korunması için, bu işin de perdelenmesi gerekir. Bunun için ya lamba söndürülmeli veya az ışıklı gece lambası bulundurulmalı. Çıplak vücutla ortada görünmenin vereceği sıkıntıyı hesaba katmalı. Bu durum edebe de aykırıdır. Âişe validemiz, (Ben Resulullahın edep yerini görmediğim gibi, o da benim edep yerimi görmedi) buyuruyor. Müslüman da bu sünnete uymaya çalışmalı!

Bazı erkekler, zifaf gecesinde hem kendi vücutlarını teşhir eder, hem de kadını tamamen soyarak, kaba ve hoyratça davranışlarıyla, gelini sıkıntı içinde bırakırlar. Bu çok yanlıştır.

Soyunma olayında, ayakta büsbütün soyunmaya kalkışmamalı, yalnız üstteki kaba elbiseler çıkartılmalı, iç çamaşırları, yorgan altına girdikten sonra çıkarılmalı.

İlk Temas

Zifaf gecesinde sevgi oyunu önemlidir. Sevgi oyunu nâzikâne, erkeğin gelini heyecana getirme tekniği mükemmel olduğu zaman, kadın ne kadar utangaç olursa olsun, yavaş yavaş eşine itimadı çoğalmaya ve rahatlamaya başlar. Ondan sonra teslimiyet duygusu artar, çekingenlik yerine arzu doğmaya başlar. Birçok gelini inciten ve ürküten şey, eşlerinin bu gece kaba ve anlayışsız davranmalarıdır. Henüz mahcubiyet içinde bulunan bir gelini, evlilik hayatına yavaş yavaş alıştırmalı. Damat, gelinde arzu uyandırma yollarını aramalı, utangaçlık hislerinden kurtulmasına yardımcı olmalı. Normal bir kadın, belki kocasının arzusunu tahrik etmek için önce çekingen davranır. Aslında o, fethedilmekten hoşlanır. Fakat mukavemetin kaba bir şekilde kırılma teşebbüsünü asla hoş görmez. Bunun için damat, nezâket, sabır ve incelik hususlarını asla gözden uzak tutmamalı. Gelin de, hayatının belki en heyecanlı anlarını yaşayan eşinin başarısını baltalayacak davranışlardan, mümkün olduğu kadar kaçınmalı.


Cünup olan kadın çocuğunu nasıl emzirir?

Cünup olan kadın çocuğunu nasıl emzirir?

Emzikli bir kadının çocuğu ağlarsa, gusül fırsatı da yoksa, göğsünü yıkayarak çocuğuna süt verebilir. (1)

Dövme ve Gusül Abdesti

İnsanın bedeni dahi, kendinin istediği gibi kullanabileceği malı değildir, Allah’ın (cc) ona bir emanetidir. Vücudunda kalıcı dövme yapmak, Allah’ın yaratışını beğenmeyip bozmak ve emanete hıyanet etmek sayılır. Bu sebeple Allah Rasulü (sa) vücuduna dövme yaptıran ve bu işi yapan/icra eden insanların lanetlik oldukların bildirmiştir. Bu yüzden dövme yapmak ya da yaptırmak kötü bir günahtır. Kötü olmasının sebeplerinden birisi de, bundan dönüşün mümkün olmamasıdır. Böyle bir operasyonun yasak olmasının sebeplerinden birisi de her halde, sağlığa zararlı bir uygulama oluşudur. Nitekim son zamanlarda tabipler tarafından bunun zararları ile ilgili çok şeyler söylendi. Ancak bilindiği gibi, İslam’a girmek, önceki bütün günahları siler ve Müslüman olan için adeta tertemiz bir sayfa açar. Müslüman olan birisi artık önceki günahlarından ötürü hesaba çekilmez. Ne var ki, dövmeyi de çıkaramaz. Ama bunun da bir sakıncası olmaz, çünkü insanlar yapamadıkları şeylerden ötürü sorumlu tutulmazlar. Üzerinde dövme bulunanın namazı olmaz diyenler, dövmenin deriye işlenmiş olması sebebiyle, altına su geçirmeyeceği, bu yüzden de abdest ya da gusle engel olacağı varsayımıyla bunu söylemektedirler ki, bu doğru değildir. Çünkü böyle bir durumda suyu ulaştırabildiği yere kadar ulaştırması yeterlidir. Ancak dövme, çok zor olmayacak bir yolla çıkarılabiliyorsa çıkarılmalıdır. (3)
(Allah’u a’lem)

Gözkapaklarındaki çapak gusle mâni midir?

Çapak, gusle mânidir. Yıkarken çapakları temizlemek lâzımdır. Su ile temizlemek mümkün değilse, akşamdan çapak ilâcı sürmek lâzımdır.(5)

Göze takılan lensin gusle mani olacağını söyleyenler var, doğru mu?

Doğru değildir. Çünkü gözün içi gusülde yıkanması farz olan kısımdan değildir. Bu itibarla lensin altında kuru yer kalması gusle engel olmaz. (5)

Gusülde cinsel organı yıkamak gerekir mi?

Hayır, guslederken kadının cinsel organının dışının yıkanması vaciptir. Kadın guslederken, cinsel organının içini değil dışını yıkar. (4)

Gusülden önce saç kesmek, tıraş olmak caiz midir?

Bir şeyin yapılması caiz olması başka, efdal olması başkadır. Konuya bu açıdan bakacak olursak, cünüpken beden tıraşı olmak, muayyen halde olanın da saç kestirmesi gibi beden temizliği ve bakımı caizdir. Bu temizliğin arkasından yapılan gusül de sahihtir. Gusle mani bir durum söz konusu değildir. Bu açıdan gusülden önceki temizlikte bir yasak yoktur.

Ancak daha tedbirli olanı, cünüplükten çıkınca tıraş yapıp saç kestirmektir. Yani ‘bedenden ayrılan saç, tüy ve tırnak gibi parçaların beden temizken ayrılması daha uygun olanıdır’ diyenler olmuştur.

Bunun bir sebebi şudur. İnsan bedeninden ayrılan saç, tırnak ve benzeri parçalar sonunda yine dirilirken insan bedenine dönecek, tekrar bedende yerini alacaktır bu görüşe göre. Öyle ise beden temizken ayrılsın ki, bedene yine temiz olarak dönmüş sayılsın… Şayet beden kirli iken ayrılırsa kirli olarak dönmüş sayılacaktır… Bir de insan mübarek ve muhteremdir. Bedenden ayrılan parçalar da bu mübarekliğe uygun düşecek şekilde temizken ayrılmalı, temiz olarak toprağa düşmelidir. Mükerrem insanın parçası kirli ve pis olarak ayrılıp da kalmamalıdır. Bu sebeple de cünüpken değil de temizken tıraş olmalı, saç, tırnak kesmelidir. Konuyu, mecburiyet yok, tercih etmekte isabet vardır, diye özetlemek de mümkündür. Nitekim muayyen halde iken de diş dolgusu ve kaplaması yaptırılır, gusle mani bir sonucu söz konusu olmaz. Ama bunu muayyen hal bittikten sonra yaptırmayı tercih etmek elbette mecburi olmadığı halde daha güzel olanıdır.

Gusülden sonra meni çıkarsa yıkanmak gerekir mi?

Gusülden sonra kadından gelen meni;

Kendisine değil de, kocasına aitse, guslü tekrarlamaz, yalnız abdest alması gerekir.

Kadın meninin kandisine ait olduğu kanaatine varırsa, yani meni sarı ve ince olursa guslü tekrarlar.

Guslederken konuşmakta mahzur var mıdır?

Guslederken anında asla konuşmamalıdır. İster insan kelamıyla olsun ister gayri olsun konuşmamak sünnettir. İhtiyaç yokken konuşmamalıdır.

Gusülde Şüphe Duyarsanız

Gusül alırken şüphe duyarsanız “Acaba guslüm oldu mu?” diye içiniz kemirilirse, şeytandandır deyiniz. İiçinizden gelen sese “guslüm gusüldür. Kör olası şeytan, sen kahrından çatla” diye onunla alay etmek gerekir. (4)

Cünupluk konularında ise asla vesveseye itbar etmeyin. Kesin cünup olduğunuzu bilmedikten sonra gusül almanıza gerek olmadığını da bilin. (3)

Karı-koca yataklarında ıslaklık bulurlarsa gusül gerekir mi?

Karı-koca yataklarında meni görürler de ihtilam olduklarını hatırlamaz herbiri diğerine ait diye söylerse, ikisininde gusletmesi vacip olur. (1)

Meni gelmeyen cinsi ilişki için gusül gerekir mi?

Erkek cinsel organını sünnet mahalline kadar uykuda veya uyanıkken, isteyerek veya istemeyerek kadının fecrine sokarsa her ikisinede gusül gerekir. Kadının sünnet mahalli ile erkeğin sünnet mahalli birbirine kavuşursa boşalma olmasa dahi gusül vaciptir.


Dinde Cinsel hayat bir ibadet midir?

Cinsel hayat bir ibadet midir?

Cinsel hayatı ibadet hayatının bir bir bölümüdür. Çünkü yapılması ve yapılmaması doğrudan sevap veya günah kapsamına girmeyen mübah işler dahi Allah rızası gözetilerek ibadete dönüştürülebilinir.

Unutmayalım! her zaman ibadet zamanı, her mekan ibadet mekanıdır.

Her söz, her davranış ve her iş ya ibadet sınırların içinde veya dışındadır, buna cinsel hayatın ibadet hayatının bir bölümü olduğu yönünden bakarsak:

* Cinselliği korumak ve kullanmak bir ibadettir: İnsanlarda cinsel organları, tatmin edilmek istenen cinsel arzuları yaratan ve üreme organına yükleyen Allah’tır.

O’nun yarattığı cinselliğe saygı duyarak ve O’nun koyduğu yasalar içinde evlilik yoluyla cinsel organları kullanarak tatmine ve üremeye yönelmek, Allah’ın hilkatını ve yüklediği görevleri korumaktır. bu sebeple de saf ibadettir.
Allah’a isyan olduğu içindir ki Allah Resülü cinsel hayattan çekilmeyi yasaklayarak şöyle buyurmuştur.

“İslam’da cinsel hayattan çekilmek yoktur.”

* Cinsel hayatı evlilikle başlatıp sürdürmek ibadettir: Allah’ın ve Peygamberi’nin emirlerini uygulayarak evlenmek ve böylece cinsel hayatı başlatıp sürdürmek ibadettir.

Evlilik ancak cinsellikle oluşturulup yaşatılabileceğinden, hele cinsel eylemler pek tabi bir iabdettir?

* Cinsel haramlardan kaçınmak ibadettir: Cinsel haramlar dahil, Allah’ın ve Peygamberinin bütün yasaklarından kaçınmak ibadettir. Kaçınılması gerekenilahi yasaklardan biri zinadır.

Zina yapmak imkanlarına malik iken Allah’ın azabından korkarak ve rızasını talep ederek zinadan kaçınmak öylesine büyük bir ibadettir ki, bu ibadet dünyada mücizemsi olayları doğurabilecek yüceliktedir.

* Cinsel haramlardan korunmak için eşle cinsel ilişki ibadettir: Haramlardan kaçınmak farzdır. Cinsel haramlardan korunmamıza yardımcı olacak girişimlerde bulunmamız da farzdır. Farzların ifası ise Allah’a itaat olup ibadettir.

Kaynak: Ali Rıza Demircan (Allah c.c razı olsun), İslama Göre Cinsel Hayat, Sayfa 31-41 1.cilt, Eymen Yayınları, İstanbul, 2002
Kısmen özetlenerek alınmıştır.