‘tesettür’ olarak etiketlenmiş yazılar

imanın şartları - tesettür

Çarşamba, 30 Nisan 2008

Sual: (imanın şartları arasında kadınların örtünmesi yok, ayrıca büyük günahlar arasında da bildirilmiyor. Teferruat değil mi bu, niye bu kadar bunun üzerinde durulur ki?) deniyor. Nasıl bir cevap verilebilir?
CEVAP
örtünmenin üzerine bu kadar duranlar, örtünenler değil, dinin bu emrine karşı çıkanlardır.

imanın şartları arasında örtünmek de, bütün farzlar ve haramlar da mevcuttur. imanın bir şartını kabul etmeyen, mümin olamaz. imanın altı şartı: 1- Allah’a, 2- Meleklere, 3- Kitaplara, 4- Peygamberlere, 5- Ahiret gününe, 6- Kadere inanmaktır. şimdi bunların açılımına bakalım:

1- Allah’a iman: Sadece Allah vardır demekle, iman olmaz. Onun bildirdiği farzlara ve haramlara da inanmak şarttır. Bunların birisine bile inanmayan, Allah’a inanmamış olur. Mesela kumar, şarap, faiz helaldir diyen Allah’a inanmamış olur. Tesettür de Allah’ın emirleri arasındadır. Tesettüre inanıp da, riayet etmeyen günah işlemiş olur; ama inanmayan Allah’a inanmamış olur. Allah’a inanmayan da Müslüman olamaz.

2- Meleklere iman: Melekler var demekle, meleklere iman olmaz. (more…)

Gençlik Tesettür

Pazartesi, 28 Nisan 2008

Gençlik ve Tesettür

Tesettür, gençliğimizin üzerinde ehemmiyetle durması gereken bir husustur.

Tesettür, yani avret yerlerini örterek gösterilmesi yasak olan kimselerden gizlemek, kadın-erkek bütün mü’minlere farzdır. Başkalarına gösterilmesi yasak olan yerlerini örtüp gizlememek, haramdır, büyük günahtır.

Ancak kadın ve erkeğin örtmesi gereken yerler farklıdır.

Erkekler için tesettür, dizleri ve göbekleri arasıyla sınırlıdır. Bunun dışında kalan bölgeleri açmalarında bir sakınca yoktur. Ancak giyimde edebe uygun olan, yaygın ve yerleşik usûle aykırı davranmamaktır. Bunun için sadece göbek ve dizler arasını kapatıp diğer bölümleri açıkta bırakan yaygın bir giyim şekli yoktur. Bu, sadece hamam ve benzeri yerlerde zaruretten kaynaklanmaktadır. Yaygın usûle göre erkeklerin giydiği elbiselerde kol, ayak ve başın dışında açık bir yer yoktur. Ne gariptir ki, asıl örtünmesi gereken kadın olduğu halde, bütün dünyada en kapalı giyinenler erkeklerdir. (more…)

Tesettür Emrini Uyguluyormuyuz?

Pazartesi, 28 Nisan 2008

Geçtiğimiz günlerde gazeteleri karıştırırken bir haber dikkatimi çekti. Haberde, beş yıldızlı bir otelde tesettürlü giyim üzerine yapılan defilenin çok ses getirdiği ifâde ediliyordu. Pahalı mankenlerin makyajlı, -güya- tesettürlü(!) boy boy fotoğrafları haberi tamamlıyordu. Fotoğraflara acı acı baktım. Çünkü resimler hiçbir şekliyle İslam ölçülerine göre tesettürlü bir hanımı tarif etmiyordu. Fakat bu resimler, moda rüzgârı sayesinde tesettür ismini siper ederek nicelerini bir yaprak gibi peşinde koşturuyordu. Bu garâbet ne kadar üzücüydü. İşte bir yansıma:

Geçenlerde çocuklarımı evimin yakınındaki parkta dolaştırıyordum. Genç bir kız dikkatimi çekti. Altında oldukça dar uzun bir etek, üzerinde uzun kollu dar bir penye ve uçları ensesine sıkıca bağlanmış başörtülü genç bir kızdı bu. Gazetelerden taklit ettiği -güya- tesettürü(!) ile elinde sigarası, yanındaki şımarık gence lâubali ve gevrek kahkahalar atarak bir şeyler anlatıyordu.

Cemiyetimizde hassas ruhlu insanları üzen bu gibi hadiselere, günümüzde -maalesef- daha nicelerini eklemek mümkündür. Tesettürün bu kadar yıpratılması, dejenere edilmesi ve basitleştirilmesi ve rûhânî vasfının iptal edilmesi, belki de toplumumuza bu konuyu tam ve doğru bir şekilde anlatamayışımızın neticesidir.

Tesettür ki, “bir müslümanın, dinimizce örtülmesi gereken yerleri yine dinin belirlediği şekilde örtmesi” demektir. Ve tesettür, İslam’ın en mühim emirlerinden biridir. O, müslüman hanımın iffetini, ve daha önemlisi şahsiyet ve vakârını korumayı amaçlar. Bu sebeple bedenin tesettürünü, rûhun ve kalbin tesettüründen ayrı düşünenler çok büyük bir hatâya düşerler.

Öncelikle şunu iyi bilmelidir ki: (more…)