Veda Haccı
Hicretin onuncu yılında Veda Haccı olmuÅŸtur. Şöyle ki: Zilhicce ayına on gün vardı. Hazret-i Peygamber Efendimiz (s.a.v.) hac farizasını yerine getirmek için ashabdan kırk bin kiÅŸi ile Mekke’ye yollandı. Arefe cuma gününe rastlamıştı. Peygamber Efendimiz (s.a.v.), yüz binden çok müslümanla birlikte Hacc-ı Ekber yaptı. O gün çok etkili bir hutbe okudu, ümmetine öğüt verdi. Şöyle buyurdu:

“Ey İnsanlar! Dinleyiniz, anlayınız ve biliniz ki, müslümanlar hep birbirinin kardeÅŸidir. Bir kimseye kardeÅŸinin malı helâl olmaz; ancak gönül rızası ile olabilir. Sakın nefislerinize zulmetmeyiniz. Ey İnsanlar; kadınlarınızın üstünde sizin hakkınız, fakat sizin üzerinizde de onların hakları vardır. Onlar, sizin haklarınızı gözetmelidirler. Siz de onlara güzel davranmalısınız. Ey insanlar! Ben size gerekli olan din hükümlerini tebliÄŸ ettim ve size bir ÅŸey bıraktım ki, ona sarıldıkça hiç bir zaman sapıklığa düşmezsiniz. O da, Allah’ın kitabı ile Peygamberinin sünnetidir.”

Daha birçok yüksek öğütlerden sonra: “Ey İnsanlar! Kıyamet gününde, “Muhammed size risaletini tebliÄŸ etti mi? diye sorulur. O vakit siz ne cevab verirsiniz?” diye sordu. Onlar da: “Evet, tebliÄŸ etti, diye ÅŸahidlik ederiz.” dediler. Bunun üzerine Hazret-i Peygamber, üç kez: “Åžahid ol, Allah’ım!..” dedi.

O gün akşam üstü:

“Bugün size dininizi tamamladım,” âyet-i kerîmesi nazil oldu.

Bu âyet-i kerîme, İslâm dininin en mükemmel ve en son din olduÄŸunu gösteriyor. Bu din ile müslümanlara ne büyük nimetler verildiÄŸi ve İslâm’dan baÅŸka hiç bir dinin geçerli olmadığı adı geçen âyet-i kerîmenin devamından açıkça anlaşılıyor.

Her müslüman, kavuştuğu bu büyük nimet ve mutluluğu bilir, takdir eder, buna aykırı hiç bir söz ve hareket aklına gelemez.

Bu âyet-i kerîme, Hazret-i Peygamber’in âhiret âlemine göçeceklerine iÅŸaret ediyordu. Çünkü artık Peygamberin kutsal görevi tamamen yerine getirilmiÅŸ, insanlar kısım kısım İslâm dinine girmiÅŸ ve girmeye devam ediyordu. Artık Hazret-i Peygamber’in Yüce Allah’ın sonsuz rahmetine kavuÅŸması zamanı gelmiÅŸti.

Hazret-i Peygamber “Mina” denilen kasabaya inince bir hutbe daha okudu. İnsanlara şöyle hitab etti:

“Ey insanlar! Her birinizin canı ve malı diÄŸerine haramdır. Kıyamet gününde Rabbınızın huzuruna çıkacaksınız. O da, size yaptıklarınızdan soracak ve yaptıklarınızın karşılığını verecektir. Sakın benden sonra, gayrimüslimler gibi, ayrılığa düşerek birbirinizin boynunu vurmayın. Ey topluluk! Hac iÅŸlerini ve yapılma ÅŸeklini benden öğreniniz. Bilmem ama, belki bundan sonra benimle bir daha buluÅŸamazsınız.”

Bu hac, Peygamber Efendimizin son haccı olmuÅŸtu. Bu hac görevini Mekke’de on gün içinde tamamladı. Oradaki mü’minlerle vedalaÅŸarak Medine’ye döndü. Bundan dolayı bu hacca “Haccetü’l-Veda (Veda haccı)” denilmiÅŸtir.